Havadis | Bursa | Akademik kürsüde bir direniş hikayesi: Filistinli sosyologdan dünyaya çağrı

Akademik kürsüde bir direniş hikayesi: Filistinli sosyologdan dünyaya çağrı

Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen özel bir oturumda konuşan Filistinli sosyolog Mariam Menawi, Gazze'de yaşananları bir soykırım olarak tanımlarken, eğitimin bir direniş aracı olduğunu vurguladı.

Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen özel bir oturumda konuşan Filistinli sosyolog Mariam Menawi, Gazze'de yaşananları bir soykırım olarak tanımlarken, eğitimin bir direniş aracı olduğunu vurguladı.

Akademik kürsüde bir direniş hikayesi: Filistinli sosyologdan dünyaya çağrı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon'da gerçekleştirilen BTÜ Konuşmaları'nın 7. sezon 68'inci bölümü, oldukça duygusal ve çarpıcı anlara sahne oldu. Emsalsiz Bir Soykırım: Gazze O Günden Bugüne Ne Değişti başlığıyla düzenlenen etkinlikte, Filistinli sosyolog Mariam Menawi, akademik çalışmalarını sürdürdüğü Türkiye'den dünyaya seslendi. Program, üniversite yönetimi, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.

Akademik sansüre karşı direniş

Menawi, doktora tezini Gazze üzerine hazırlarken karşılaştığı engelleri anlatırken, akademik dünyanın tarafsızlık maskesi altında nasıl baskı kurduğuna dikkat çekti. Avrupa'daki kongrelerde soykırım kelimesini kullanmasının istenmediğini ve savaş ifadesiyle sınırlandırılmaya çalışıldığını belirten Menawi, bilimsel bir gerekçe sunulmadan çalışmalarının reddedildiğini ifade etti. Buna rağmen Filistin'in sesini duyurmaktan vazgeçmeyeceğini vurgulayan Menawi, bu süreci bir direniş biçimi olarak tanımladı. Eğitim hayatının kendisi için sadece bir kariyer hedefi değil, aynı zamanda bir mücadele aracı olduğunu belirten sosyolog, gerçeği göstermek için okumanın ve paylaşmanın hayati önem taşıdığını dile getirdi.

İşgalin gölgesinde bir yaşam

İsrail işgali altında doğup büyüyen Menawi, Filistinlilerin günlük yaşamlarının nasıl bir baskı mekanizmasıyla kısıtlandığını çarpıcı örneklerle anlattı. Kontrol noktalarından geçmenin, üniversitelerin kapalı olmasının ve her an bir kayıp yaşama korkusunun Filistinlilerin rutini haline getirildiğini belirten Menawi, İsrail'in halka kendi seçtiği bir hayatı dayattığını söyledi. 7 Ekim sonrasında bu baskının şiddetinin soykırım boyutuna ulaştığını ifade eden Menawi, 74 binden fazla şehit ve on binlerce yetimle Gazze'nin ağır bir bedel ödediğini hatırlattı. Ancak tüm bu acılara rağmen vatan topraklarından vazgeçmeyeceklerini ve Filistin'in kendileri için vazgeçilmez bir emanet olduğunu vurguladı.

Umut ve sorumluluk çağrısı

Programın moderatörlüğünü üstlenen Dr. Burak Çakırca ise Filistin meselesinin uluslararası hukuk nezdinde doğru tanımlanması gerektiğini belirtti. Çakırca, ortada bir sorun değil, işgal edilmiş bir devlet gerçeği olduğunu ifade ederek, İsrail'in saldırganlığının artık gizlenemez bir boyuta ulaştığını kaydetti. Menawi ise Türk akademisyenlere seslenerek, Filistin'deki üniversitelerle ortak projeler geliştirilmesinin hayatta kalanlara büyük bir umut ışığı olacağını belirtti. Gençlere de seslenen Menawi, sahip oldukları imkanların kıymetini bilmeleri ve kendi özgün kimliklerini korumaları tavsiyesinde bulundu. Etkinlik, Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar'ın plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız