Bursa'da tünel içerisinde meydana gelen ve bir ailenin hayatını tamamen değiştiren trafik kazasının yankıları sürüyor. Motosiklet sürücüsü Ali Bilensir'in yaşamını yitirdiği, 12 yaşındaki oğlu Can Bilensir'in ise ağır yaralandığı kaza sonrasında, otomobil sürücüsü Bilal Ç.'nin tahliye edilmesi büyük tepki toplamıştı. Ancak yargı sürecinde yaşanan son gelişme, acılı aile için adaletin tecelli edeceği yönündeki beklentileri yeniden yeşertti. Mahkeme, sürücü Bilal Ç. hakkında tutuklanmasına yönelik yeniden yakalama kararı çıkardı.

Henüz iyileşemeyen çocuğun yürek burkan isyanı
Kazanın ardından bacağındaki kırıklar nedeniyle evinde tedavi süreci devam eden ve henüz ayağa kalkamayan 12 yaşındaki Can Bilensir, yaşadığı travmayı ve adalet beklentisini dile getirdi. Babasının kaybıyla dünyası kararan küçük çocuk, sürücünün bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılmasının kendisinde derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. Can, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle özetledi: Ben daha ayağa kalkamıyorum, babamın mezarına gidip toprağına sarılamadım. Bize çarpan şahıs cezaevinden çıkıp evine gidiyor, babasına sarılıyor. Ben ise sadece anneme sarılabiliyorum. Yakalama kararı çıktığı için sevindim, sesimizi duydular. İnşallah daha uzun bir süre içeride kalır.

Hayallerini kazanın karanlığında bıraktı
Babasının yönlendirmesiyle gelecekte Yunus polisi olma hayali kuran Can Bilensir, yaşadığı bu acı olaydan sonra hayallerinin de değiştiğini belirtti. Kazanın bıraktığı fiziksel izlerin yanı sıra ruhsal olarak da büyük bir yıkım yaşayan Can, evde babasından kalan eşyaları adeta bir emanet gibi koruyor. Babasının kaza anında üzerinde bulunan eldivenleri, gözlükleri, saati ve özellikle poşet içindeki buff'ı, onun için babasının kokusunu taşıyan en değerli hatıralar haline gelmiş durumda. Can, bu eşyaların her birinin kendisi için çok büyük bir manevi değeri olduğunu ve onları özenle saklayacağını vurguluyor.

Anne Figen Bilensir: Adalete güvenmek istiyoruz
Olay anında arkadaki araçta bulunan ve kazaya tanık olan anne Figen Bilensir, o gün yaşadıkları dehşeti ve sonrasında verdikleri hukuk mücadelesini anlattı. Kendi şeritlerinde seyir halindeyken karşıdan gelen aracın hayatlarını kararttığını belirten anne Bilensir, telefonların çekmemesi nedeniyle ambulansa ulaşmakta büyük güçlük çektiklerini ve oğlunu kendi imkanlarıyla hastaneye yetiştirdiklerini ifade etti. Sürücü hakkında verilen yeniden yakalama kararının içine su serptiğini belirten Figen Bilensir, taksirle ölüme sebebiyet verenlerin cezasız kalmamasını ve adaletin tam anlamıyla yerini bulmasını beklediklerini dile getirdi.

Motosiklet camiasından ağır ceza talebi
Sürücü hakkında verilen yakalama kararı, sadece Bilensir ailesini değil, motosiklet kullanıcılarını da harekete geçirdi. Sosyal medyada oluşturulan kamuoyu desteğiyle kararın çıkmasında etkili olan motosiklet camiası adına konuşan İsmail Biçer, kararı olumlu bulduklarını ancak sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Biçer, taksirle ölüme sebebiyet vermenin hukuki tanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve bu tür kazalara sebep olanların hak ettikleri ağır cezaları almaları gerektiğini vurguladı. Aile ve destekçileri, adaletin sadece yakalama kararıyla sınırlı kalmayıp, nihai hükümle de tecelli etmesini bekliyor.
