Fındık denince akla ilk kahve, kurabiye ya da çikolata gelir. Ama asıl hikaye, yağı çıkarıldıktan sonra geride kalan posada saklı. Türkiye, dünyanın en büyük fındık üreticilerinden biri. Üretimden geriye kalan posa ise bugüne kadar çoğunlukla hayvan yemi olarak değerlendirildi. Oysa bu posa, protein ve sağlıklı yağlar açısından oldukça zengin. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) artık bu zenginliği sofralara taşımak için kolları sıvadı.
Atık sandığımız şey aslında bir hazine
BTÜ'lü araştırmacılar, fındık posasının içindeki protein, yağ ve lif benzeri polisakkaritleri aynı anda çıkaracak bir yöntem geliştirdi. Projeye TÜBİTAK destek veriyor. Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu’nun yürüttüğü çalışmada, ses dalgaları kullanılarak bu değerli bileşenlerin daha hızlı ve verimli şekilde ayrıştırılması hedefleniyor. Yani fındık posası, artık sadece hayvan yemi olmayacak; gıda sektörünün hammaddesi haline gelecek.
Bu yöntem ne kadar başarılı, deneyecekler
Araştırmanın en kritik adımı, yeni yöntemin geleneksel yöntemlerle kıyaslanması olacak. Bilim insanları, ultrason destekli bu tekniğin verimini ölçecek. Eğer sonuçlar beklendiği gibi çıkarsa, fındık posasından elde edilen protein ve yağlar, bitki bazlı gıdalarda ve fonksiyonel ürünlerde kullanılabilecek. Bu da hem çevreye hem ekonomiye ciddi katkı sağlayacak.
Projenin bir başka önemli boyutu da sürdürülebilirlik. Sarıcaoğlu, düşük değerli bir atığı yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek ülke ekonomisine yeni fırsatlar sunmayı hedeflediklerini söylüyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar da bu tür projelerin tarımsal üretimdeki yan ürünlerin ekonomiye kazandırılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Çalışmanın sonuçları, fındık üreticileri için yeni bir gelir kapısı anlamına gelebilir.