Tarihler 11 Eylül 1922'yi gösterdiğinde, iki yıl, iki ay ve iki gün süren karanlık bir esaret dönemi nihayet sona ermişti. Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun üzerinden geçen 104 yılın ardından, şehir bugün aynı gururu ve aynı coşkuyu yeniden yaşıyor. Kutlamalar, Tophane'den başlayıp Heykel'e kadar uzanan ve binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşen görkemli bir kortej yürüyüşüyle başladı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda vatandaşın omuz omuza verdiği yürüyüşe, Bursa Büyükşehir Belediye Bandosu, Mehter Takımı ve Kılıç Kalkan ekibi eşlik ederek şehri adeta bir tarih şölenine dönüştürdü.
İşgalin gölgesinden özgürlüğün ışığına
Kortej yürüyüşünün ardından Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla devam eden törenler, Namık Kemal Halk Dansları ekibinin sergilediği gösterilerle renklendi. Mehter Takımı ve Kılıç Kalkan ekibinin gösterileri izleyenlere duygusal anlar yaşatırken, Bursa Anadolu Lisesi öğrencisi Sacide Rana Türk'ün seslendirdiği Mehmet Âkif Ersoy'un ünlü Bülbül şiiri, işgal yıllarının acısını bir kez daha yüreklerde hissettirdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, yaptığı konuşmada 8 Temmuz 1920'de başlayan işgalin sadece Bursa'yı değil, tüm Türkiye'yi nasıl derinden sarstığını hatırlattı. Biba, o dönemde Ankara'daki Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünün, Bursa'nın işgaline duyulan derin üzüntü nedeniyle siyaha büründüğünü ve bu kara örtünün kurtuluş gününe kadar kaldırılmadığını vurguladı.
Osmanlı'nın ilk payitahtında tarihsel hafıza
Tophane'nin Bursa'nın kuruluşunu, Atatürk Anıtı'nın ise Milli Mücadele'nin zaferini temsil ettiğini belirten Şahin Biba, bu iki nokta arasındaki yürüyüşün aslında yüzyılları birbirine bağlayan bir köprü olduğunu ifade etti. Biba, Bursa'nın sadece bir şehir değil, Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin emaneti olan bir medeniyet merkezi olduğunu belirterek, 11 Eylül'ün Türk bayrağının yeniden özgürce dalgalanmaya başladığı bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, Bursa Kent Müzesi'nde ziyarete açılan Kuruluştan Kurtuluşa Bursa sergisini inceledi. Bu özel sergi, ziyaretçileri 1326 yılındaki fetihten başlayarak, işgal yıllarında türbelerin yaşadığı acılara ve nihayetinde 11 Eylül 1922'deki büyük zafere uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
Geçmişin izleri dijital dünyada yaşıyor
Sergide yer alan Puşide-i Siyah yani kara örtü, işgalin sembolü olarak sergilenirken, Yüzbaşı Rüştü Bey gibi kurtuluş mücadelesinin gizli kahramanları da minnetle anılıyor. Tarihi fotoğraflar, belgeler ve dijital içeriklerle zenginleştirilen sergi, Bursa'nın yaşadığı zorlu süreci ve bu sürecin nasıl bir zaferle taçlandığını gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Başkan Vekili Biba, serginin sadece bir müze etkinliği olmadığını, aynı zamanda Bursa'nın hafızasını tazeleyen bir belge niteliği taşıdığını belirtti. 104 yıl önce Meclis kürsüsünü siyaha boyayan o acı hatıranın, bugün Tophane'den Heykel'e uzanan bayraklı yürüyüşlerle nasıl bir gurur tablosuna dönüştüğünü görmek, Bursa halkı için en büyük onur kaynağı olmaya devam ediyor. Şehir, geçmişin acılarını unutmadan, geleceğe güçlü adımlarla ilerlemenin kararlılığını bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.