Havadis | Bursa | Milyonlarca liralık servet tarlalarda çürüyor: Yerli yapağı için acil fabrika çağrısı

Milyonlarca liralık servet tarlalarda çürüyor: Yerli yapağı için acil fabrika çağrısı

Türkiye'nin 60 milyonu aşan küçükbaş hayvan varlığına rağmen stratejik bir hammadde olan yapağının ekonomik bir değere dönüşememesi büyük bir kayba yol açıyor. Bursa İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, tarlalara atılan milyonlarca liralık yapağının işlenerek ekonomiye kazandırılması için modern bir tesis kurulması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye'nin 60 milyonu aşan küçükbaş hayvan varlığına rağmen stratejik bir hammadde olan yapağının ekonomik bir değere dönüşememesi büyük bir kayba yol açıyor. Bursa İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, tarlalara atılan milyonlarca liralık yapağının işlenerek ekonomiye kazandırılması için modern bir tesis kurulması gerektiğini vurguluyor.

Milyonlarca liralık servet tarlalarda çürüyor: Yerli yapağı için acil fabrika çağrısı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin dört bir yanındaki meralarda ve çiftliklerde, aslında sanayi için altın değerinde olan ancak günümüzde kaderine terk edilen devasa bir hammadde kaynağı bulunuyor. Küçükbaş hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde üreticiler, koyunlardan elde ettikleri yapağıyı satacak bir pazar bulamadıkları için bu ürünü ya arazilere atmak zorunda kalıyor ya da yakarak imha ediyor. Bursa İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, bu durumun sadece bir israf değil, aynı zamanda ülke ekonomisi için ciddi bir stratejik kayıp olduğunu ifade ediyor.

Sanayinin çarkları durunca yapağı çöpe gitti

Geçmişte Merinos ve Sümerbank gibi devasa tesislerin varlığıyla değer bulan yapağı, bu fabrikaların kapanmasıyla birlikte üreticinin elinde kalan bir yük haline dönüştü. Bugün Türkiye'de 50 milyonu koyun olmak üzere 60 milyonu aşkın küçükbaş hayvan varlığı bulunmasına rağmen, bu potansiyel yeterince değerlendirilemiyor. Yıldırım Oran, dünyada organik ve doğal ürünlere olan ilginin zirve yaptığı bir dönemde, Türkiye'nin kendi hammaddesini işleyemez hale gelmesini eleştiriyor. Mevcut durumda toplanabilen kısıtlı miktardaki yapağı ise yıkanarak Çin'e ihraç ediliyor. Bu durum, Türkiye'nin kendi hammaddesini hammadde olarak satıp, ardından aynı ürünü işlenmiş mamul olarak yüksek bedellerle geri alması gibi ekonomik açıdan verimsiz bir döngüye neden oluyor.

Sağlık ve izolasyon için vazgeçilmez bir hammadde

Yün, sadece tekstil sektöründe değil, aynı zamanda insan sağlığına uygunluğu ve doğal yalıtım özellikleriyle de stratejik bir öneme sahip. Ter emme özelliği sayesinde iç giyimden askeri tekstil ürünlerine, battaniyelerden AFAD tarafından kullanılan izolasyonlu konteynerlerin iç kaplamalarına kadar pek çok alanda yün kullanımı Avrupa'da vazgeçilmez bir standart olarak kabul ediliyor. Türkiye'nin bu doğal kaynağı kendi sınırları içerisinde işleyebilecek bir altyapıya kavuşması, hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de yerli üreticiyi destekleyecektir.

100 milyon liralık yatırım ekonomiyi canlandırabilir

Bursa'nın bu alanda bir merkez haline gelebileceğini belirten Oran, yapağının toplanması, yıkanması ve tekstil sanayisine uygun hale getirilmesi için yaklaşık 100 milyon liralık bir tesis yatırımına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Bu projenin hayata geçmesi durumunda sadece Bursa'nın değil, çevre illerin de yapağı ihtiyacının karşılanabileceğini ve ülke ekonomisine muazzam bir katma değer sağlanacağını vurguluyor. Birlik olarak bu bütçeyi tek başlarına karşılamalarının mümkün olmadığını dile getiren Oran, ilgili kurumları ve yatırımcıları bu stratejik hamle için iş birliğine davet ediyor. Üreticinin emeğinin çöpe gitmemesi ve yerli üretimin güçlenmesi için bu tesisin kurulması, tarım ve sanayi entegrasyonu adına atılacak en önemli adımlardan biri olarak görülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız