Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Apak, DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından organize edilen Dağ Yöresi Yazar Buluşmaları kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ve Saadet Partisi Nilüfer İlçe temsilcilerinin de hazır bulunduğu etkinlikte, ahlakın sadece bireysel bir erdem değil, hayatın her alanını kuşatan bir sorumluluk bilinci olduğu üzerinde duruldu. Prof. Dr. Apak, günümüzde ahlak kavramının oldukça dar bir çerçevede eleştirildiğini belirterek, bu durumun toplumsal yozlaşmaya zemin hazırladığını ifade etti.
Ahlakın sınırları sadece iffetle çizilemez
Toplumun genelinde ahlakın çocuklar için sadece terbiye, yetişkinler için ise yalnızca iffet kavramıyla özdeşleştirildiğini belirten Prof. Dr. Apak, bu yaklaşımın kavramın içini boşalttığını savundu. Ahlakın; aile içi ilişkilerden çalışma hayatındaki dürüstlüğe, komşuluk hukukundan çevreye karşı duyulan sorumluluğa kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsadığını hatırlattı. İnsanın sadece diğer insanlara karşı değil, doğaya, suya ve tüm canlılara karşı da ahlaki bir yükümlülüğü olduğunu vurgulayan Apak, israftan kaçınmanın da bu sorumluluk zincirinin bir parçası olduğunu belirtti. Adalet ve hakkaniyetin, kişisel yakınlıkların veya husumetlerin üzerinde tutulması gerektiğini ifade eden Apak, dini değerlerin haksızlıkları meşrulaştırmak için kullanılmasının büyük bir tehlike olduğunu dile getirdi.
İbadetler kul hakkı ihlallerini örtmez
Konuşmasında ibadet ile ahlak arasındaki kopmaz bağa dikkat çeken Prof. Dr. Apak, dini görevlerin yerine getirilmesinin, başkalarına karşı olan sorumlulukları asla ortadan kaldırmayacağını vurguladı. Yalan söylemek, iftira atmak veya adaletsiz davranmak gibi eylemlerin ibadetlerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Apak, insanın bu davranışlarından dolayı sadece topluma değil, doğrudan Allah'a karşı da sorumlu olduğunu hatırlattı. İhsan kavramının sadece namaz veya oruç gibi ibadetlerle sınırlandırılmaması gerektiğini, kişinin mesleğini en iyi şekilde yapmasının ve günlük sorumluluklarını yerine getirmesinin de bu kapsama girdiğini ifade etti. Kur'an'ın bir hayat rehberi olduğunu, Hazreti Peygamber'in ise davranışlarıyla örnek alınması gereken bir şahsiyet olduğunu belirten Apak, dini bilginin günlük yaşama yansımasının önemine değindi.
Gençleri anlamak yetişkinlerin görevidir
Yeni nesillere yönelik sürekli olumsuz eleştirilerde bulunulmasını doğru bulmadığını ifade eden Prof. Dr. Apak, her kuşağın kendi döneminin imkânları ve zorlukları içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gençleri anlamanın, onlarla sağlıklı bir iletişim kurmanın ve gelişimlerine destek olmanın yetişkinlerin en temel görevlerinden biri olduğunu vurguladı. Ahlaki değerlerin yeni kuşaklara aktarılmasında yetişkinlerin sergilediği davranışların belirleyici bir rol oynadığını söyleyen Apak, sözlerini şu şekilde noktaladı: Ahlaklı bir toplum, ancak bireysel sorumluluk bilinciyle inşa edilebilir. Herkesin öncelikle kendi davranışlarını gözden geçirmesi, söylediklerini hayatında uygulaması ve çevresine örnek olması gerekir. Toplumun geleceği, yetişkinlerin gençlere sunduğu bu örnek davranışlarla şekillenecektir.