Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Konaklı, Çaylı, Büyükbalıklı ve Karacaoba mahallelerinde, alışılagelmiş kavunlardan oldukça farklı bir hikaye yaşanıyor. Görünüşüyle adeta bir kamuflaj ustasını andıran, dış kabuğu sert ve yeşilimsi tonlarda olduğu için tarladan geçenlerin veya niyetli hırsızların ham bir kabak sanarak yanından geçip gittiği yerli beyaz kavun, bölge halkı arasında 'hırsız almaz' ismiyle anılıyor. Bu ilginç isimlendirme, meyvenin dışarıdan bakıldığında olgunlaşmamış bir görüntü vermesinden kaynaklanıyor. Ancak bu sert ve albenisiz kabuğun altında, bölgenin susuz tarım yöntemleriyle birleşen toprağından aldığı, son derece sulu ve yüksek aromalı bir lezzet gizli.

Kıbrıs'tan gelen bir tohumun 46 yıllık serüveni
Bu özel kavunun Bursa topraklarıyla buluşması, 1980'li yılların başına kadar uzanan ilginç bir tesadüfe dayanıyor. Konaklı Mahallesi sakinlerinden Ali Osman Göçmen, o dönemde bir arkadaşının ev inşaatında çalışan ustaların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden getirdiği bir kavunu tatmasıyla her şeyin değiştiğini anlatıyor. Tadına hayran kaldığı kavunun çekirdeklerini özenle saklayan ve tarlasına eken Göçmen, elde ettiği başarılı sonuçla birlikte tohumları çevresindeki diğer üreticilerle de paylaştı. Zamanla tüm bölgeye yayılan bu ata tohumu, bugün 3 bin 282 dönümlük bir alanda üretilen ve Bursa'nın yerel bir markası haline gelen 'hırsız almaz' kavununun temelini oluşturdu. Ağustos ayının başında başlayan ve eylül sonuna kadar devam eden hasat döneminde, bu yıl bin 200 ton civarında bir rekolte elde edilmesi hedefleniyor. Üreticiler tarlada kilosunu 15 liradan satışa sunarken, pazar tezgahlarında ise bu özel lezzet 30 liradan alıcı buluyor.

Susuz tarımın getirdiği eşsiz aroma
Konaklı Mahallesi Muhtarı Hasan Tosun, bu kavunun neden diğerlerinden ayrıldığını açıklarken susuz tarım vurgusu yapıyor. Bölgedeki toprağın yapısı ve hiçbir sulama yapılmadan yetiştirilme biçimi, kavuna başka hiçbir yerde bulunmayan karakteristik bir aroma katıyor. Tosun, dışarıdan bakıldığında albenisi olmayan bu meyvenin, iç kısmının kesildiği anda yayılan kokusu ve lezzetiyle insanları şaşırttığını belirtiyor. Konaklı'nın tarımsal geçmişinin 700 yıla dayandığını hatırlatan muhtar, ipek böcekçiliğinden tütüne, zeytinden buğdaya kadar pek çok ürünün yetiştirildiği bu topraklarda, kavunun artık vazgeçilmez bir yan ürün haline geldiğini ifade ediyor. Özellikle Nilüfer ilçesindeki sofralık Gemlik tipi zeytin üretiminin önemli bir kısmının da bu mahallede yapılması, bölgenin tarımsal çeşitliliğini gözler önüne seriyor.

Hırsızın beğenmediği, sofranın baş tacı
Ali Osman Göçmen, yıllar içinde bu kavunun neden bu kadar popüler olduğunu anlatırken, 'hırsız almaz' isminin aslında bir güvenlik kalkanı gibi çalıştığını gülümseyerek ifade ediyor. Yeşil ve ham görüntüsü sayesinde hırsızların ilgisini çekmeyen, bu nedenle tarlada güvende kalan kavunlar, olgunlaştığında ise bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Sert kabuğu sayesinde uzun süre tazeliğini koruyabilen bu meyve, sadece lezzetiyle değil, dayanıklılığıyla da üreticisinin yüzünü güldürüyor. Göçmen, 80'li yıllardan bu yana bu tohumu yaşatmanın ve yeni nesillere aktarmanın gururunu yaşadığını belirtiyor. Bursa genelinde artık herkesin tanıdığı ve aradığı bir lezzet haline gelen bu kavun, hem üreticisine bereketli bir kazanç sağlıyor hem de yerel tohumların korunarak geleceğe taşınmasına öncülük ediyor. Bölge halkı, bu kadim tohumu koruyarak, hem kendi geleneklerini sürdürüyor hem de tüketicilere doğal ve katkısız bir lezzet sunmanın mutluluğunu yaşıyor.




