Her yıl 27 Eylül tarihinde kutlanan Dünya Turizm Günü, sektörün geleceğine dair önemli değerlendirmelere sahne oldu. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda BURKON Turizm Yönetim Kurulu Başkanı olan Hasan Eker, Türkiye'nin turizmdeki mevcut konumunu ve 2026 yılına dair beklentilerini masaya yatırdı. Eker, Türkiye'nin sahip olduğu köklü deneyim ve destinasyon çeşitliliğinin büyük bir avantaj olduğunu ancak küresel rekabetin artık çok daha sert bir zemine kaydığını belirtti.
Rekabetin yeni yüzü ve değişen turist profili
Dünya genelinde turizm pastasından pay almak isteyen ülkelerin sayısının arttığına dikkat çeken Hasan Eker, özellikle Mısır, Akdeniz havzasındaki diğer ülkeler ve Körfez bölgesinin agresif yatırımlarla pazarı zorladığını ifade etti. Eker'e göre, Türkiye'nin sadece mevcut gücüyle yetinmesi artık yeterli değil. Turistlerin beklentilerinin de kökten değiştiğini belirten Eker, artık ziyaretçilerin sadece deniz, kum ve güneş üçlüsüyle yetinmediğini; kültür, gastronomi, sağlık, spor, doğa, tarih ve kongre gibi deneyim odaklı seyahatlerin ön plana çıktığını vurguladı. Bu noktada Türkiye'nin elindeki büyük çeşitliliği inovatif ürünlerle birleştirmesi, dijitalleşme süreçlerini hızlandırması ve büyük veriyi bilimsel yöntemlerle analiz ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunması gerektiği belirtildi.
Turizm sadece ekonomik bir faaliyet değil
Turizmin sadece konaklama ve seyahat sektöründen ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumlar arası bir köprü görevi gördüğünü hatırlatan Eker, sektörün kültürel etkileşimdeki rolüne değindi. Turizmin; bir ülkenin tarihi, sanatı ve gastronomisiyle doğrudan ilintili olduğunu belirten Eker, insanların dünyayı keşfetme arzusu sürdükçe turizmin önemini koruyacağını ifade etti. Türkiye'nin turizm gelirlerini artırmasının yolunun, daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmekten geçtiğini belirten Eker, özellikle sağlık ve etkinlik turizmi gibi alanların stratejik desteklerle güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Sektörün geleceği için sürdürülebilir destek mekanizması
Turizm sektörünün günümüzde maliyetler, istihdam sorunları, finansman zorlukları ve vergi yükü gibi ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu dile getiren Hasan Eker, bu noktada devletin ve ilgili kurumların vereceği desteklerin hayati önem taşıdığını belirtti. Eker, turizmciye sağlanan teşviklerin sadece bugünkü işletmeleri ayakta tutmak için değil, Türkiye'nin gelecekteki turizm gelirlerini ve uluslararası rekabet gücünü korumak için yapılan bir yatırım olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Sektörün önünü görebilmesi ve yeni ürünler geliştirebilmesi için sürdürülebilir bir destek mekanizmasının şart olduğunu ifade eden Eker, seyahat acentelerinin bu dönüşüm sürecindeki kilit rolüne dikkat çekti.
Mesleki gurur ve gelecek vizyonu
Turizmin bilgi, sabır ve uzun vadeli bir bakış açısı gerektiren zorlu bir meslek olduğunu belirten Hasan Eker, sektör çalışanlarının Dünya Turizm Günü'nü kutladı. Turizmci olmanın özveri ve çözüm odaklılık gerektirdiğini ifade eden Eker, bu sektörün bir parçası olmaktan duyduğu gururu dile getirdi. Eker, konuşmasını tüm turizm çalışanlarına, öğrencilere ve eğitimcilere teşekkür ederek sonlandırırken, Türkiye'nin turizmdeki kazanımlarını koruyarak yeni pazarlara açılma hedefinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini yineledi.