Bursa'nın tarihi dokusunu yansıtan küçük bir dükkanda, zamanın ötesine geçen bir hikaye yaşanıyor. 72 yaşındaki saat ustası Hüsni Kemal Kalkan, 1974 yılında parçalarını diğer saatlerin onarımında kullanmak üzere ayırdığı kinetik saatini, tam 52 yıl sonra yeniden çalışır hale getirerek vitrininin baş köşesine yerleştirdi. Bugün bin 500 dolar değer biçilen bu yarım asırlık saat, sadece mekanik bir cihaz değil, aynı zamanda bir ustanın mesleğine duyduğu derin sadakatin de bir simgesi haline geldi.

Yarım Asırlık Sabır ve Emek
Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'te dünyaya gelen ve henüz bir yaşındayken ailesiyle birlikte Bursa'ya yerleşen Hüsni Kemal Kalkan, mesleğe ilkokul yıllarında çırak olarak adım attı. Reşat İmamoğlu'nun yanında yetişen ve askerlik dönüşü ustasıyla ortaklık kuran Kalkan, 58 yıldır saatlerin dünyasında yaşıyor. 1974 yılında, o dönem piyasada bolca bulunan kinetik saatlerden birini, diğer cihazları tamir edebilmek adına yedek parça kaynağı olarak ayırmıştı. Ancak zamanla saatin değerini fark eden usta, eksik kalan son parçayı iki yıl önce İstanbul'da bularak bu nostaljik parçayı yeniden hayata döndürmeyi başardı. Bugün artık üretimi yapılmayan ve bulunması oldukça güç olan parçalarla donatılan bu otomatik saat, Kalkan'ın dükkanında meraklılarını bekliyor.

Mesleğin Son Temsilcileri ve Değişen Dünya
Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte mekanik ve kinetik saatlere olan ilginin azaldığını üzülerek gözlemleyen Kalkan, günümüzde çırak yetişmemesinden yakınıyor. Eskiden dükkanlara gelip 'Usta çırak lazım mı?' diye soran gençlerin yerini, daha kolay kazanç arayışındaki bir neslin aldığını belirten usta, eski dönemlerdeki 'eti senin kemiği benim' anlayışının artık kalmadığını ifade ediyor. Kendi oğlu Fatih Kalkan'ın da bu mesleği seçmesini başlangıçta istemediğini, onun memur olmasını hayal ettiğini dile getiren Kalkan, oğlunun el yeteneğini görünce bu karara saygı duyduğunu belirtiyor. 13 yıldır baba-oğul birlikte işlettikleri 18 metrekarelik dükkan, bugün hala saat tutkunlarının uğrak noktası olmaya devam ediyor.

Saatçilikte Yeni Nesil Bakış Açısı
Babasının yanında yetişen 43 yaşındaki Fatih Kalkan ise, saatçiliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda duygusal bir bağ olduğunu vurguluyor. Akıllı saatlerin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel saatçiliğin zorlandığını kabul eden Fatih Kalkan, elektronik cihazların tamirinin genellikle telefoncular tarafından yapıldığını, ancak mekanik saatlerin gerçek adresinin her zaman saatçiler olduğunu savunuyor. Babasından öğrendiği zanaatı sürdürmenin gururunu yaşayan Kalkan, şehir dışından ve yurt dışından gelen sadık müşterileriyle mesleği ayakta tutmaya çalışıyor. Kendi çocuklarının ise henüz bu mesleğe ilgi duymadığını belirten Kalkan, saatin her zaman saatçiden, altının kuyumcudan alınması gerektiği konusundaki kararlılığını koruyor. Yarım asırlık kinetik saat ise, bu küçük dükkanda hem geçmişin izlerini taşıyor hem de yeni sahibine kavuşacağı günü sabırla bekliyor.




