Denizlerde av yasağının sona ermesiyle birlikte 1 Eylül itibarıyla Vira Bismillah diyerek ağlarını denize bırakan balıkçılar için bu sezon, beraberinde önemli kısıtlamaları da getirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenlemeler, özellikle Çanakkale Boğazı'nın simgesi haline gelen 1915 Çanakkale Köprüsü çevresinde avcılık faaliyetlerini sınırlandırıyor. Alınan karara göre, köprünün 200 ile 250 metre çevresinde kalan alan, artık ticari ve amatör balıkçılık faaliyetlerine tamamen kapatılmış durumda. Bu adım, bölgedeki deniz trafiğinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda köprü ayaklarının korunması ve balık popülasyonu için güvenli bir kaçış alanı oluşturulması amacıyla atıldı.

Güvenlik ve Ekolojik Denge İçin Stratejik Adım
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi'nden Prof. Dr. Uğur Altınağaç, söz konusu yasağın hem teknik hem de çevresel gerekçelerini detaylandırdı. Prof. Dr. Altınağaç, köprü çevresindeki bu metraj uygulamasının son derece makul ve mantıklı olduğunu vurgulayarak, bu bölgenin balıklar için doğal bir sığınak işlevi göreceğini belirtti. Yeni sirkülerde koordinatları net bir şekilde belirlenen bu yasak alanı, sadece köprünün fiziksel güvenliğini değil, aynı zamanda bölgeden geçen gemilerin seyir emniyetini de doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlar, bu tür düzenlemelerin deniz kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade ediyor.

Orkinos Avcılığında Yeni İzin Belgesi Zorunluluğu
Bakanlığın getirdiği yenilikler sadece köprü çevresiyle sınırlı kalmıyor. Amatör balıkçılıkta orkinos avcılığına yönelik de köklü bir değişim yaşanıyor. Daha önce amatör balıkçıların avladıkları orkinosları sadece ilgili müdürlüklere bildirmeleri yeterliyken, yeni sistemde artık denize çıkmadan önce özel bir izin belgesi alınması şart koşuluyor. Prof. Dr. Altınağaç, bu uygulamanın temelinde Türkiye'nin Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu (ICCAT) nezdindeki sorumluluklarının yattığını belirtiyor. Amatör avcılığın kontrol altına alınması, Türkiye'nin ICCAT'a karşı olan kota bildirim yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu sayede, ticari teknelerin yanı sıra amatör avcıların da avladığı miktarların kayıt altına alınması hedefleniyor.

İç Sularda Ekolojik Hassasiyet ve Saha Güncellemeleri
Yeni düzenlemeler kapsamında iç sularda da önemli yasaklar hayata geçirildi. Özellikle ekolojik açıdan hassas olan yüzen adaların üzerine çıkarak avcılık yapılması, bu yapıların florasına ve doğal dengesine zarar verdiği gerekçesiyle yasaklandı. Prof. Dr. Altınağaç, bu tür adaların yosun ve çeşitli bitki örtülerinin birleşimiyle oluşan kırılgan yapılar olduğunu hatırlatarak, bu kararın çevresel koruma adına atılmış doğru bir adım olduğunu vurguladı. Bakanlık, sadece yasakları genişletmekle kalmayıp, bazı bölgelerde avcılık sahalarını güncelleyerek yeniden düzenledi. Örneğin, Antalya'daki Üç Adalar mevkisi avcılığa kapatılırken, diğer bazı bölgelerde koordinatlar genişletilerek avcılığa açıldı. Bu süreç, deniz ve iç su kaynaklarının daha verimli yönetilmesi adına sürekli güncellenen bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.


