Çanakkale’de inşaat sektörünün nabzını tutan İç Mimar Ceylan İzsiz, 2026 yılının son çeyreğine girerken piyasalarda gözlemlenen değişimleri değerlendirdi. Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan dalgalı sürecin yerini daha istikrarlı ve öngörülebilir bir yapıya bıraktığını ifade eden İzsiz, sektörün artık spekülatif hareketlerden ziyade gerçek ihtiyaçlara odaklandığını belirtti. Bu yeni dönemde, konutun yatırım aracından ziyade temel bir barınma ihtiyacı olarak yeniden konumlandığına dikkat çekiliyor.
Kentsel Dönüşüm Sektörün Yeni Dinamosu
Sektörün karşı karşıya kaldığı maliyet baskıları ve sıkı para politikalarının yarattığı zorlukları kabul eden İzsiz, buna rağmen piyasanın kendi dengesini bulduğunu ifade ediyor. Özellikle konut fiyatlarındaki kontrolsüz yükselişin sona erdiğini belirten uzman isim, bugün inşaat sektörünün çarklarını döndüren en temel gücün kentsel dönüşüm projeleri olduğunu vurguluyor. İstanbul gibi deprem riski yüksek bölgelerin yanı sıra, Çanakkale gibi dinamik şehirlerde de dönüşüm çalışmalarının hız kazandığı ve bu sürecin sektör için hayati bir ivme yarattığı gözlemleniyor.
Dört Duvarın Ötesinde Bir Vizyon
İnşaat sektöründe artık sadece betonarme yapıların yeterli olmadığını savunan İzsiz, bakış açısının kökten değişmesi gerektiğini savunuyor. Sadece dört duvar inşa etmenin ötesine geçilmesi gerektiğini belirten İzsiz, depreme dayanıklı, enerji verimliliği yüksek ve geleceğe nefes alan gerçek yaşam alanları üretmenin önemine değiniyor. Projelerin bu vizyonla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden İzsiz, sürdürülebilir ve güvenli kentleşmenin ancak bu tür akılcı adımlarla mümkün olabileceğini belirtiyor.
Gelecek İçin Güvenli Adımlar
Önümüzdeki süreçte finansman kanallarının ilk evini alacak vatandaşlar için kademeli olarak açılmasının, mevcut dengeli seyri daha kalıcı hale getireceği öngörülüyor. İzsiz, sektörün bu yeni dönemde daha bilinçli ve güvenli kentler inşa etme hedefiyle ilerleyeceğini ifade ediyor. Çanakkale özelinde yürütülen çalışmaların, hem yerel hem de ulusal ölçekte örnek teşkil edecek bir dönüşüm sürecini desteklediği görülüyor. Sektör temsilcileri, bu dengeli yapının korunmasıyla birlikte, konut piyasasının daha sağlıklı bir zeminde büyümesini bekliyor.