Çanakkale'nin Biga ilçesinde bulunan İÇDAŞ Biga Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 25 Eylül 2025 tarihinde yaşanan dehşet verici olay, bir gencin hayatını tamamen kararttı. Henüz 15 yaşındaki M.D.Y., sınıf arkadaşı Y.C. ile yaşadığı basit bir tartışmanın ardından fiziksel saldırıya uğradı. İddiaya göre, M.D.Y.'nin ayağına bastığını öne süren Y.C., arkadaşına yumruk atarak karşılık verdi. Aldığı darbenin etkisiyle dengesini kaybeden M.D.Y. başını sıraya çarparak yere yığıldı. Ancak saldırgan Y.C., yerdeki arkadaşına tekme ve yumruklarla saldırmaya devam etti. Olay yerinde kalbi duran ve sağlık ekiplerinin müdahalesiyle hayata döndürülen genç, uzun süren yoğun bakım ve tedavi süreçlerinin ardından evine dönebildi ancak beyninde oluşan ağır hasar nedeniyle artık yatağa mahkum bir yaşam sürmek zorunda kaldı.

Adliye önünde adalet arayışı
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Y.C., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile Biga Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşması, mağdur gencin yakınlarının yoğun katılımıyla gerçekleşti. Duruşma öncesinde adliye binası önünde toplanan aile üyeleri, ellerindeki dövizlerle seslerini duyurmaya çalıştı. Sanık Y.C.'nin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldığı duruşmada, mahkeme heyeti sanık hakkında haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5 yıl 9 ay hapis cezasına hükmetti. Karar, mağdur tarafın beklentilerinin çok altında kaldı.

Anne Yıldız: Oğlum canlı bir cenaze
Kararın açıklanmasının ardından büyük bir üzüntü ve öfke yaşayan anne Çiğdem Yıldız, verilen cezayı vicdanlarda karşılık bulmayan bir sonuç olarak nitelendirdi. Anne Yıldız, diğer mağdur çocukların toprağa verildiğini ancak kendi oğlunun yorgan altında bir yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, yorgan serildiği için mi oğlunun diyetinin bu kadar düşük tutulduğunu sorguladı. Oğlunun şu an canlı bir cenaze gibi olduğunu ifade eden anne, adaletin yerini bulmadığını savundu. Baba Hasan Yıldız ise çocuğunun hakkını sonuna kadar arayacaklarını vurgulayarak, oğlunun ölmediğini ancak yatağa bağımlı hale gelmesinin hayatını tamamen bitirdiğini, bu nedenle kararı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını belirtti.

Hukuki süreç istinaf aşamasına taşınıyor
Mağdur ailenin avukatı Şeyma Çimendere, mahkemenin takdiri indirim uygulamasına tepki göstererek, kararın kesinleşmediğini ve yargı denetimine tabi olduğunu hatırlattı. Avukat Çimendere, sanığın adli sicil kaydının temiz olması ve mahkemedeki tutumunun indirim nedeni olarak kabul edildiğini, ancak toplumun değişen koşulları göz önüne alındığında kanunlarda bir revizasyona ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Olay tarihindeki yasal düzenlemeler nedeniyle lehe kanun hükümlerinin uygulandığını belirten Çimendere, istinaf mahkemesinde daha adil bir sonuç elde etmek için tüm yasal yolları kullanacaklarını dile getirdi. Aile, evlatlarının yaşadığı bu ağır mağduriyetin karşılığının bu ceza olmaması gerektiğini savunarak, üst yargıdan gelecek kararı beklemeye başladı.




