Koşuburnu köyü sakinleri, meşhur Çanakkale domatesini yetiştirmek için alışılmadık bir yöntem izliyor. Kendi köylerinde yeterli sulak arazi bulunmadığı için komşu köylerin kapısını çalıyorlar. Üreticiler, sabahın erken saatlerinde yola koyulup kilometrelerce uzaktaki kiralık tarlalara giderek hasat mesaisine başlıyor.
KENDİ TOPRAĞINA SU YETMEYİNCE
Köydeki 100 hanenin 90'ı geçimini domatesçilikle sağlıyor. Ancak su sorunu, köylüyü 10-15 kilometre uzağa, Bahçeli köyü gibi yerlere gitmeye zorluyor. Üreticiler, dönümü 8 ila 10 bin liradan kiralanan bu arazilerde domatesin en iyisini yetiştirmeyi başarıyor. Bölgede hasat yeni başladı ve ürünler kilosu 10 liradan alıcı buluyor.
MALİYETLER ÜRETİCİYİ ZORLUYOR
Üretici Ali Özpek, 25 yıldır bu işle uğraştığını söylüyor. Köylüler iki buçuk ay boyunca her gün 25 kilometreye varan mesafeyi araçlarıyla kat ediyor. Bu uzun yolculuk hem zaman hem de ek yakıt masrafı anlamına geliyor. Kendi köylerinde su olsa maliyetler düşecek, ancak üreticiler pes etmeden üretime devam ediyor. Peki, bu lojistik zorluklar önümüzdeki dönemde domates fiyatlarına nasıl yansıyacak?