Evdeki gözlüğünüzün sapı kırıldığında ya da saatinizin kapağı düştüğünde ilk refleksiniz onu çöpe atıp yenisini almak mı? Çorum’da 57 yıldır gümüş ve metal tamiratı yapan 68 yaşındaki Mustafa Zeren, bu "kullan-at" kültürüne karşı çıkıyor. Tarihi Ayakkabıcılar Arastası’ndaki dükkanında mesleğini sürdüren Zeren, el işçiliğinin değerinin unutulmasından şikayetçi.
Eşyaları çöpe atmayın
Zeren, babasından devraldığı mesleğinde gözlük kaynağından takı tamirine kadar pek çok alanda hizmet veriyor. İnsanların "bunu tamir edemeyiz, yenisini al" diyerek vazgeçtiği her türlü parçayı dükkanına getirmelerini istiyor. Kendi ifadesiyle, 56 yıldır bu işi yaparak aslında bir kültürün yaşamasına öncülük ediyor.
Neden tamir ettirmelisiniz
Bozulan ürünleri hemen yenisiyle değiştirmek hem kişisel bütçenizi zorluyor hem de yerel esnafın iş yapmasına engel oluyor. Zeren, tamir ettirmenin Türkiye ekonomisine de doğrudan katkı sunduğunu belirtiyor. Bir eşyayı çöpe atmadan önce mutlaka bir tamirciye danışmak, hem cebinizi korur hem de ustaların unutulmaya yüz tutmuş zanaatını ayakta tutar.
Gelecekte bizi ne bekliyor
Mesleğe yeni çırakların yetişmemesi, bu tür tamir atölyelerinin bir gün tamamen yok olması riskini taşıyor. Eğer bu eski zanaat dükkanları kapanırsa, basit bir arıza için bile günlerce beklemek veya çok daha yüksek ücretler ödeyerek yenisini almak zorunda kalabiliriz. Bugün bir eşyayı tamir ettirmek, sadece tamir ettirmek değil, aynı zamanda bu kültürü yarınlara taşımak anlamına geliyor.