Türkiye'nin tarımsal üretim haritasında önemli bir yere sahip olan Çorum'un Osmancık ilçesi, bölge ekonomisinin can damarı sayılan çeltik hasadının heyecanını yaşıyor. Mayıs ayı ortalarında toprakla buluşturulan ve Kızılırmak Havzası'nın hayat veren sularıyla beslenerek yaklaşık altı aylık bir olgunlaşma sürecinden geçen çeltikler, nihayet biçerdöverlerin tarlalara girmesiyle birlikte toplanmaya başlandı. Bölge halkı tarafından beyaz altın veya pırlanta olarak nitelendirilen bu değerli ürün, sofralara ulaşmadan önce zorlu bir süreçten geçiyor.
Hasat takviminde iklim engeli
Bu yıl mevsimsel şartların beklenenden daha olumsuz seyretmesi, üreticilerin hasat mesaisini planlanandan daha geç bir tarihe ertelemek zorunda bıraktı. Normal şartlar altında Eylül ayı sonlarına doğru tamamlanması beklenen biçim işlemleri, yaşanan gecikme nedeniyle Ekim ayına sarktı. Yaklaşık 50 dekarlık geniş bir alanda yürütülen üretim faaliyetlerinde, tarladan toplanan çeltikler önce açık alanda kurutma işlemine tabi tutuluyor. Ardından fabrikalara nakledilen ürünler, burada kabuk ve kepeklerinden arındırılarak tüketicinin sofrasına gelecek olan meşhur Osmancık pirinci formuna kavuşturuluyor.
Verim ve kalite dengesi
Ağıroğlan köyünde uzun yıllardır çeltik üretimi yapan 54 yaşındaki Erol Düşünceli, verim beklentilerini ve sürecin zorluklarını paylaştı. Tarladaki yabancı ot yoğunluğunun mahsul kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Düşünceli, dönüm başına ortalama 600 ile 800 kilogram arasında ürün aldıklarını ifade etti. Üreticiler için en kritik dönemin, ürünün tarlada olgunlaştığı bu son aşama olduğunu vurgulayan Düşünceli, hava şartlarının normale dönmesiyle birlikte hasadın hız kazandığını belirtti.
Marka değerini koruma çağrısı
Girinoğlan köyünde çocukluğundan beri bu mesleği sürdüren 60 yaşındaki Şaban Balcı ise Osmancık pirincinin kendine has lezzetinin Kızılırmak Havzası'nın özel iklimi ve su yapısından kaynaklandığını dile getirdi. Piyasada Osmancık pirinci adı altında satılan ancak farklı bölgelerde üretilmiş ürünlere karşı tüketicileri uyaran Balcı, patentli ürünün kalitesinin taklit edilemeyeceğini savundu. Üreticiler, devletin açıklayacağı taban fiyatların beklentilerini karşılamasını umut ederken, markanın itibarını korumak adına denetimlerin ve tüketici bilincinin önemine dikkat çekiyor. Bölgedeki çiftçiler, tüm zorluklara rağmen geleneksel yöntemlerle yetiştirdikleri bu özel pirincin değerini korumak için büyük bir özveriyle çalışmaya devam ediyor.