Denizli'nin Çal ilçesinde, yüzyıllardır süregelen bir ritüel bu yıl da büyük bir coşkuyla yaşandı. UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı, Aşağıseyit Mahallesi'nde düzenlendi. Etkinlik, sadece bir yarış değil; bir aşk hikayesinin, bir geleneğin ve bir topluluğun bir araya gelişinin hikayesi.
Büyük Menderes Nehri'nin suları, bu özel günde hem çobanların hem de izleyicilerin heyecanına tanıklık etti.
Bir Aşk Hikayesinin 853 Yıllık Mirası
Bu geleneğin hikayesi aslında hüzünlü bir aşka dayanıyor. Rivayete göre, bir çoban ile bir bey kızının kavuşamayan aşkı, bu geleneğin doğmasına vesile olmuş. O günden bu yana, her yıl düzenlenen bu etkinlikle hem o aşk anılıyor hem de kültürel miras nesilden nesile aktarılıyor. Çobanlar, sürüleriyle birlikte nehre girerek bu kadim hikayeyi yaşatmaya devam ediyor.
Mor Fişek Birinci, Duygusal Anlar Yaşandı
Yarışma, kıyasıya bir mücadeleye sahne oldu. Çobanlar, koyunlarını karşı kıyıya geçirebilmek için adeta ter döktü. Mücadelenin sonunda Orhan Karakoç, "Mor Fişek" isimli koyunuyla birinciliği elde etti. Zekeriya Karakoç "Deli Yürek" ile ikinci, Necip Yatıcı ise "Aşkar" ile üçüncü oldu.
Ancak asıl duygu dolu anlar, ödül töreninde yaşandı. İkinci olan Zekeriya Karakoç, kazandığı altını DMD kas hastası Erkan Yeşiltaş'a bağışladı. Bu anlamlı jeste diğer çobanlar da kayıtsız kalmadı. Bazı çobanlar kazandıkları yem ödüllerini de Yeşiltaş'a verdi. Aşağıseyit Mahallesi Muhtarı Saffet Oğuz ise yarışmaya katılan bir koyunu satın alarak hastaya hediye etti.
Bu dayanışma örneği, etkinlik alanında bulunan herkesin takdirini topladı. 853 yıllık gelenek, böylece yalnızca bir yarış değil, aynı zamanda büyük bir yardımlaşma ve paylaşma duygusuyla da taçlanmış oldu.