Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye'nin ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirirken sanayicinin üzerindeki yükün arttığını vurguladı. Büyüme oranlarının tek başına bir anlam ifade etmediğini belirten Kasapoğlu, sanayinin katkısının olmadığı bir ekonomik modelin uzun vadede ayakta kalamayacağını söyledi.
Üretimdeki kayıplar risk yaratıyor
TÜİK verilerine göre Türkiye ilk çeyrekte yüzde 2,5 büyüdü ancak sanayi sektörü bu dönemde yüzde 0,8 oranında daraldı. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat ve teknolojik dönüşümün kalbi olduğunu hatırlatarak, bu sektördeki ivme kaybının ülkenin rekabet gücünü zayıflattığını belirtti. İhracat pazarlarında bir kez kaybedilen müşteriyi geri kazanmanın çok maliyetli olduğunu söyleyen Kasapoğlu, üretim kapasitesinin korunmasının öncelik olması gerektiğini ifade etti.
Finansmana erişim tıkandı
Sanayiciler hammadde, enerji ve yüksek finansman maliyetleri arasında sıkışmış durumda. TOBB Nefes Kredisi'nin kısa vadeli bir çözüm sağladığını belirten Kasapoğlu, reeskont kredilerinde uygulanan teminat şartlarının üreticiyi zorladığını söyledi. Özellikle kredi tutarının üzerinde istenen teminat mektuplarının firmaların hareket alanını kısıtladığını belirten Kasapoğlu, bu teknik engellerin acilen kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Bundan sonra ne olur?
Sanayiciler, üretim maliyetlerini düşürecek ve finansmana erişimi kolaylaştıracak somut adımlar bekliyor. Eğer sanayideki bu daralma devam ederse, ihracat rakamlarında daha belirgin düşüşler ve iş gücü piyasasında durgunluk yaşanması muhtemel görünüyor. Sektör temsilcileri, büyümenin sadece hizmet veya tarımla değil, güçlü bir sanayi üretimiyle desteklenmesi gerektiğini savunuyor.