Havadis | Denizli | Tarihin tozlu sayfalarından gün yüzüne çıktı: 850 yıllık gizem Çivril’de çözüldü

Tarihin tozlu sayfalarından gün yüzüne çıktı: 850 yıllık gizem Çivril’de çözüldü

Anadolu’nun tapusunun tescillendiği Miryokefalon Zaferi’nin izini süren akademisyenler, yüzyıllardır aranan o meşhur kaleyi Denizli’nin Çivril ilçesinde buldu. Kufi Vadisi’nin girişinde tespit edilen devasa yerleşim alanı, savaşın gerçekleştiği noktaya dair tartışmaları kökten değiştirecek nitelikte.

Anadolu’nun tapusunun tescillendiği Miryokefalon Zaferi’nin izini süren akademisyenler, yüzyıllardır aranan o meşhur kaleyi Denizli’nin Çivril ilçesinde buldu. Kufi Vadisi’nin girişinde tespit edilen devasa yerleşim alanı, savaşın gerçekleştiği noktaya dair tartışmaları kökten değiştirecek nitelikte.

Tarihin tozlu sayfalarından gün yüzüne çıktı: 850 yıllık gizem Çivril’de çözüldü
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Anadolu tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan ve Türklerin bu topraklardaki hakimiyetini perçinleyen Miryokefalon Zaferi, 850. yıl dönümüne girerken büyük bir arkeolojik keşifle yeniden gündeme oturdu. Yıllardır tarihçiler ve araştırmacılar arasında tartışma konusu olan, kaynaklarda ise sadece yıkık ve virane bir yapı olarak geçen Miryokefalon Kalesi’nin nihayet bulunduğu açıklandı. 1176 Derneği çatısı altında bir araya gelen uzmanlar, Denizli’nin Çivril ilçesinde yürüttükleri uzun soluklu saha çalışmaları sonucunda, savaşın yaşandığı coğrafyayı kanıtlayan somut verilere ulaştıklarını duyurdu.

Kufi Vadisi’nde saklı kalan devasa kale

Prof. Dr. Hasan Kara ve Doç. Dr. İbrahim Balık liderliğindeki ekip, Bizans tarihçisi Honazlı Niketas’ın kaleme aldığı anlatımları rehber edinerek bölgedeki izleri sürdü. Niketas’ın, Bizans ordusunun Honaz’dan Dinar istikametine ilerlerken geçtiği ve yıkık kalenin hemen yanındaki 10 mil uzunluğundaki vadiye dair betimlemeleri, araştırmacıları doğrudan Kufi Vadisi’ne yönlendirdi. Yapılan incelemeler, vadinin girişinde yer alan ve ova seviyesinden yaklaşık 120 metre yükseklikte konumlanan stratejik bir yerleşimi işaret etti. Koçak ve Işıklı mahalleleri arasında yer alan bu alan, 150 dönümü aşan ve sınırları 300 dönüme kadar genişleyen devasa bir kale yerleşimi olarak tanımlanıyor. Bölgede tespit edilen onlarca metre uzunluğundaki sur temelleri, iki burç, su sarnıçları ve çok sayıda seramik kalıntısı, buranın tarihsel önemini gözler önüne seriyor. 2021 yılında Karakaya Nekropolü olarak tescillenen bu bölge, milattan önce 4. yüzyıldan milattan sonra 6. yüzyıla kadar uzanan bir yerleşim geçmişine sahip. Uzmanlar, 1176 yılında gerçekleşen savaş sırasında kalenin zaten yıkık ve virane durumda olduğu görüşünde birleşiyor.

Anadolu’nun tapusu Denizli’de tescillendi

1176 Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Balık, bu keşfin sadece arkeolojik bir başarı değil, aynı zamanda tarihsel bir hakikatin tescili olduğunu vurguladı. Malazgirt’in Anadolu’nun kapılarını Türklere açtığını hatırlatan Balık, Miryokefalon’un ise bu toprakların tapusunu Türk milletine kesin olarak kazandırdığını ifade etti. Savaşın yeri konusunda yıllardır süren akademik tartışmaların, bu yeni bulgularla birlikte Denizli lehine güçlendiği belirtiliyor. Dernek, bilimsel makalelerle de desteklenen bu keşfi, 850. yıl dönümü etkinlikleriyle taçlandırmaya hazırlanıyor. Denizli Valiliği himayesinde gerçekleştirilecek olan anma programı, bölgenin tarihsel değerini ulusal çapta bir kez daha gündeme taşımayı hedefliyor.

850. yıla özel kapsamlı anma takvimi

Miryokefalon Zaferi’nin 850. yılı, 16 Eylül’de başlayacak ve üç gün sürecek yoğun bir programla kutlanacak. İlk gün, bürokratların ve akademisyenlerin katılımıyla Kufi Vadisi’ndeki tarihi alanlara yapılacak gezilerle başlayacak olan etkinlikler, akşam saatlerinde düzenlenecek panellerle devam edecek. Zaferin yıl dönümü olan 17 Eylül’de ise Çivril Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilecek resmi törenlerin ardından, kalenin eteklerinde halkın katılımıyla büyük bir kutlama yapılacak. Mehteran gösterileri, cirit oyunları ve halk oyunları ile renklenecek olan tören alanı, tarihin derinliklerinden gelen bu zaferin coşkusuna ev sahipliği yapacak. Etkinlikler, 18 Eylül’de Pamukkale Üniversitesi’nde düzenlenecek olan ve farklı üniversitelerden akademisyenlerin yer alacağı kapanış paneliyle sona erecek. Bu buluşma, hem bilim dünyasının yeni keşifleri tartışmasına olanak tanıyacak hem de Miryokefalon’un Denizli’deki tarihsel mirasını gelecek nesillere aktarma noktasında önemli bir köprü görevi görecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız