Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 2014 yılında su seviyesinin çekilmesiyle ortaya çıkan ve uzun süre faili meçhul kalan bir cinayet dosyası, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın devreye girmesiyle yeniden aydınlatıldı. 29 Temmuz 2014 tarihinde Tatlıçayır Mahallesi Pamukçayı mevkisinde bulunan kemik parçaları ve kişisel eşyalar, yıllar süren belirsizliğin ardından genç bir kadının trajik sonunu gün yüzüne çıkardı. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun ilk incelemelerinde 17-23 yaş aralığında bir kadına ait olduğu belirlenen kalıntılar, uzun süre kimliksiz kalmıştı. Ancak yürütülen kapsamlı araştırmalar, bu iskeletin Mayıs 2013'te kaybolan Dilek Kalkan'a ait olduğunu kanıtladı. DNA testleri, annesi Şağı Kalkan ile yüzde 99,99 oranında uyum sağlayarak acı gerçeği tescilledi.

HTS Kayıtları ve Sağlık Raporları İpuçlarını Birleştirdi
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, Dilek Kalkan'ın kaybolmadan önceki son günlerine dair kritik bilgilere ulaşıldı. Kalkan'ın kullandığı GSM hatlarına ait HTS kayıtlarını inceleyen ekipler, genç kadının çevresindeki isimlerle yoğun bir iletişim trafiği içinde olduğunu tespit etti. Özellikle Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı gibi isimlerle olan bağlantılar, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Tanık ifadeleri ve elde edilen diğer deliller, Kalkan ile Cuma Kaplan arasında duygusal bir ilişki olduğunu ve genç kadının hamile kaldığını ortaya koydu. 21 Mayıs 2013 tarihli sağlık kayıtlarında yer alan gebelik tanısı, olayın arka planındaki gerilimi gözler önüne seren en önemli kanıtlardan biri oldu.

Baz İstasyonu Analizleri Şüphelileri Ele Verdi
Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından yürütülen teknik takip çalışmaları, şüphelilerin hareket alanını daralttı. Bilirkişi tarafından gerçekleştirilen daraltılmış baz istasyonu çalışmaları, şüphelilerin kullandığı telefonların, Dilek Kalkan'ın kemiklerinin bulunduğu bölge ve çevresinde kritik tarihlerde sinyal verdiğini kanıtladı. Bu dijital izler, olay yerindeki bulgularla birleştiğinde, cinayetin işlendiği bölge ile şüphelilerin bağlantısını somutlaştırdı. Elde edilen tüm bu veriler ışığında, 11 Eylül tarihinde düzenlenen operasyonla 7 şüpheli gözaltına alındı.

Adalet Yerini Buldu: İki Tutuklama
Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yürütülen operasyonun ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı, kadına karşı kasten öldürme suçlamasıyla hakim karşısına çıkarıldı. Mahkeme, HTS analizleri, tanık beyanları ve kuvvetli suç şüphesini oluşturan delilleri değerlendirerek iki şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 12 yıl boyunca faili meçhul kalan bu olay, modern kriminal yöntemlerin ve kararlı bir soruşturma sürecinin, geçmişin karanlıkta kalmış dosyalarını nasıl aydınlatabileceğini bir kez daha kanıtlamış oldu.




