Diyarbakır'da 2007 yılının Eylül ayında yaşanan ve uzun yıllar boyunca faili meçhul kalan Erhan Kurt cinayeti, aradan geçen 19 yılın ardından yeniden yargı gündemine taşındı. Hevsel Bahçeleri ile Çiftehavuzlar Mezarlığı arasındaki stabilize yolda cansız bedeni bulunan 20 yaşındaki gencin ölümü, o dönemde yapılan tüm araştırmalara rağmen aydınlatılamamıştı. Ancak Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan özel bir birimin dosyayı yeniden incelemeye almasıyla birlikte, olayın perde arkasındaki şüpheler aile üyelerine yöneldi. Yapılan operasyonlar sonucunda, maktulün babası Ali Kurt tutuklanarak cezaevine gönderilirken, aralarında annesinin de bulunduğu diğer şüpheliler hakkında yargı süreci başlatıldı.

Geçmişin izleri yeniden inceleniyor
Olayın yaşandığı 21 Eylül 2007 tarihinde, Erhan Kurt'un cansız bedeni bulunduğunda yapılan otopsi raporları, gencin bir bağla boğularak mekanik asfiksi sonucu hayatını kaybettiğini ortaya koymuştu. O dönemde yapılan incelemelerde, olayda kullanılan herhangi bir materyal bulunamamış, maktulün vücudunda ise dışarıdan bir müdahaleye dair DNA izine rastlanmamıştı. Ailesinin ifadelerine göre, olay gecesi babasıyla birlikte bir kıraathaneye giden Erhan, daha sonra arkadaşlarını ziyaret edeceğini söyleyerek yanlarından ayrılmıştı. Ancak bu ifadenin ardından gençten bir daha haber alınamaması, soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli detaylardan biri oldu. 2013 yılında delil yetersizliği nedeniyle rafa kaldırılan dosya, 2026 yılında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın devreye girmesiyle tekrar açıldı.

Çelişkili ifadeler ve HTS kayıtları
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, tanıkların beyanları ve dijital veriler arasındaki tutarsızlıklar dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Yeniden ifadesi alınan tanıklar, olay gecesi annenin oğlunun öldürüldüğünü söyleyerek feryat ettiğini, ancak bu durumun ceset bulunmadan önce gerçekleştiğini belirttiler. HTS kayıtlarının detaylı analizi, baba Ali Kurt'un olay gecesi cesedin bulunduğu bölgeye yakın bir baz istasyonundan sinyal aldığını ve hastaneye gittiğine dair beyanlarının kayıtlarla örtüşmediğini gösterdi. Ayrıca, cinayette kullanılan kablonun, babanın mesleği olan elektrik işlerinde kullanılan malzemelerle benzerlik göstermesi, soruşturma ekiplerinin aile içi bir cinayet ihtimali üzerinde yoğunlaşmasına neden oldu.

Operasyonla gelen tutuklama kararı
Elde edilen bulgular ve tanık anlatımlarının birleştirilmesiyle, cinayetin aile içi bir mesele nedeniyle işlendiği kanaatine varıldı. Diyarbakır ve Batman'da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarda, baba Ali Kurt ile birlikte anne A.K. ve diğer şüpheliler gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden baba Ali Kurt, mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. O.K. ve S.K. isimli şüpheliler için ev hapsi kararı verilirken, anne A.K.'nin de aralarında bulunduğu diğer isimler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yıllar sonra gelen bu gelişme, bölgedeki faili meçhul dosyaların yeniden ele alınması açısından emsal teşkil ederken, Erhan Kurt'un ölümündeki karanlık noktaların mahkeme sürecinde tamamen aydınlatılması bekleniyor.



