Diyarbakır'da 15 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleşen ve kamuoyunda büyük infial yaratan cinayetin yankıları sürüyor. Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi'nde, arkadaşının doğum günü kutlamasından dönen 22 yaşındaki İlayda Alkaş, dini nikahla birlikte yaşadığı ancak daha sonra ayrıldığı Cemal Alpaslan tarafından sokak ortasında pusuya düşürülerek katledildi. Genç kadının vücuduna isabet eden 12 mermi, olayın vahametini gözler önüne sererken, cinayet zanlısı Alpaslan olay yerinden kaçarak izini kaybettirmişti. Beş ay süren firari hayatının ardından 15 Aralık tarihinde Şırnak'taki Habur Kara Hudut Kapısı'nda yakalanan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Mahkeme salonunda şaşkınlık yaratan iddia
Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, sanık Cemal Alpaslan'ın savunması salonu buz kestirdi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan Alpaslan, işlediği cinayetin sorumluluğunu üzerinden atmaya çalışarak, yaşanan tüm olumsuzlukların ve cinayete giden sürecin temelinde İlayda Alkaş'ın annesi Hülya Al'ın olduğunu öne sürdü. Sanık, mahkeme huzurunda verdiği ifadede, anneden şikayetçi olduğunu belirterek, cinayeti işleme gerekçesini maktulün ailesine bağlamaya çalıştı. İddianamede ise sanığın olay günü bir kıraathanede oturarak İlayda'nın eve dönmesini beklediği, yani cinayeti önceden tasarladığı açıkça belirtiliyor.

Aileden şiddet ve dram dolu geçmiş vurgusu
Duruşmada tanık olarak dinlenen İlayda Alkaş'ın kardeşi M.A., ablasının yaşadığı şiddet dolu günleri gözyaşları içinde anlattı. M.A., 2025 yılının Mayıs ayında ablasının gördüğü ağır şiddet nedeniyle babası tarafından evden kurtarıldığını, yüzünde morluklarla eve döndüğünü ifade etti. Kardeşinin beyanlarına göre, İlayda o dönemde hamile değildi ve düşük yapmıştı. Ayrıca ablasının daha öncesinde de şiddet nedeniyle kadın sığınma evine sığındığı bilgisi paylaşıldı. Olay günü ise İlayda'nın doğum günü çıkışı eve girdiği sırada, sanığın arkadan gelerek küfürler eşliğinde ateş açtığı belirtildi.

Tanık ifadeleriyle derinleşen çelişkiler
Dava sürecinde tanık olarak dinlenen H.A. ise İlayda'nın geçmişine dair farklı bir iddiada bulundu. İlayda ile uzun süre aynı iş yerinde çalıştıklarını belirten H.A., genç kadının kendisine bebeğini Antalya'da bir klinikte aldırdığını söylediğini iddia etti. Bu ifade, aile üyelerinin düşük iddialarıyla çelişirken, mahkeme heyeti tanık beyanlarının detaylı incelenmesi ve aile avukatlarının savunma hazırlayabilmesi için duruşmayı 19 Ekim tarihine erteledi. Sanık avukatları ise cinayetin tasarlanmadığını savunarak ceza indirimine yönelik argümanlar geliştirmeye çalışırken, müşteki avukatları sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyor.




