Mezopotamya'nın çok dinli, çok dilli ve çok kültürlü yapısıyla binlerce yıldır uygarlıklara ev sahipliği yapan Diyarbakır, bu kez bambaşka bir heyecanla kapılarını dünyaya açıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen ve Türkiye'nin en kapsamlı etkinliklerinden biri olan Diyarbakır Kültür Yolu Festivali'nin beşincisi, Sur ilçesindeki tarihi İçkale Müze Kompleksi'nde düzenlenen görkemli bir törenle başladı. 18 Ekim tarihine kadar devam edecek olan festival, şehrin dört bir yanına yayılan 14 farklı noktada toplam 249 ayrı etkinliğe ev sahipliği yaparak bölgeyi bir kültür sanat şölenine dönüştürüyor.

Sanatın ve Gastronominin Buluşma Noktası
Festivalin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, etkinliğin sadece bir eğlence değil, aynı zamanda uluslararası bir markalaşma hamlesi olduğunu vurguladı. Sahne performanslarından sergilere, söyleşilerden çocuk atölyelerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan programın, yerel sanatçıların ve el sanatlarının tanıtımı için büyük bir fırsat sunduğunu belirten Çam, özellikle gastronomi vurgusu yaptı. Bu yıl festivalin en dikkat çekici yanlarından birinin 48 ayrı lezzet durağı olduğunu ifade eden Çam, Diyarbakır'ın yerel tatlarının dünya çapında şeflerle buluşturularak şehrin mutfak kültürünün ticari bir değere dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Terörün Gölgesinden Turizm Başarısına
Festivalin açılışında söz alan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise şehrin geçirdiği büyük değişime dikkat çekerek, artık Diyarbakır'ın gündeminde terörün değil, huzur ve kalkınmanın olduğunu belirtti. Yıllarca güvenlik endişeleriyle anılan şehrin, bugün turizm, sanayi ve üretimle anılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Zorluoğlu, turizm verilerindeki çarpıcı artışı paylaştı. Geçen yılın ilk 9 ayında 1 milyon 200 bin civarında olan turist sayısının, bu yıl 1 milyon 500 bini aştığını belirten Vali, konaklayan turist sayısında yüzde 55, yabancı turist sayısında ise yüzde 100'ün üzerinde bir artış yaşandığını vurguladı.

Bölge Ekonomisine Kültürel Katkı
Festivalin sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bölge ekonomisini canlandıran bir kaldıraç olduğunu belirten yetkililer, çevre illerden de yoğun bir katılım beklediklerini ifade ettiler. Diyarbakır'ın tarihi dokusunun ve kültürel mirasının, bu tür uluslararası etkinliklerle daha geniş kitlelere ulaştığını belirten uzmanlar, festivalin turizm altyapısını güçlendirdiğini ve şehrin imajını tamamen değiştirdiğini belirtiyor. 9 gün boyunca sürecek olan etkinlikler, hem yerel esnafın ticaretine katkı sağlamayı hem de Diyarbakır'ın kadim medeniyet birikimini gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. Şehrin dört bir yanına yayılan bu etkinlikler, Diyarbakır'ın artık sadece bir tarih şehri değil, aynı zamanda yaşayan, üreten ve dünyaya açılan bir kültür merkezi olduğunu kanıtlıyor.




