Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen cinayet davasında, sanık kürsüsüne çıkan Yusuf Dağkıran, işlediği cinayetin ardından kendi hayatının da karardığını savundu. Erkan Ceylan'ı eşini rahatsız ettiği gerekçesiyle öldürdüğünü itiraf eden Dağkıran, uzun yıllar çocuk sahibi olmak için tedavi gördüğünü belirterek, yaşadığı pişmanlığı mahkeme heyetine şu sözlerle aktardı: Olaydan bir yıl kadar önce çocuğum oldu. Ben bu çocuğa sahip olmak için 7-8 yıl bekledim. Olan bana, çocuğuma oldu. Erkan mezarda, eşim ise dışarıda geziyor. Sanık, cinayeti tasarlamadığını, sadece konuşmak amacıyla maktulün yanına gittiğini iddia etti.

Cinayet günü ve öncesinde yaşananlar
Olay, 12 Eylül 2025 tarihinde Bağlar ilçesi Alipınar Mahallesi'nde gerçekleşti. Erkan Ceylan, evinin önünde aracına bindiği sırada Yusuf Dağkıran'ın saldırısına uğradı. Çocuklarının gözü önünde göğsünden ve kolundan bıçaklanan Ceylan, kaldırıldığı Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cinayetin ardından bölgedeki güvenlik kameralarını ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi kayıtlarını inceleyen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Dağkıran'ı saklandığı adreste yakaladı. İddianamede, sanığın cinayetten bir gün önce ve olay günü bölgede keşif yaptığı, suç aleti bıçağı ise karşıdaki camiye bıraktığı bilgisi yer aldı.

Eşin ifadesi acı tabloyu gözler önüne serdi
Mahkemede dinlenen maktul Erkan Ceylan'ın eşi S.C., sanığın kendisine sosyal medya üzerinden ulaştığını ve eşinin kendisini rahatsız ettiğini söylediğini belirtti. S.C., sanığa verdiği cevabı, Allah bunların ikisinin de belasını versin, bıktım bunlardan diyerek açıkladı. Beş çocuğuyla ortada kaldığını ifade eden S.C., çocuklarının bu olay nedeniyle eğitim hayatlarında başarısız olduklarını vurgulayarak sanıktan şikayetçi olduğunu ve en ağır cezayı almasını istediğini dile getirdi. Sanık Dağkıran ise savunmasında, eşinin sürekli ağladığını ve intihar girişiminde bulunduğunu öne sürerek, maktulün ailesine ve patronlarına ulaşmaya çalıştığını ancak sonuç alamadığını iddia etti.

Savcılık ve savunma arasında tasarlama tartışması
Savcılık makamı, dosyadaki deliller ışığında Yusuf Dağkıran'ın tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatı ise müvekkilinin uzun süredir psikolojik baskı altında olduğunu savunarak, tasarlama unsurunun oluşmadığını öne sürdü. Avukat, müvekkilinin cinayeti tahrik altında işlediğini savunarak ceza indirimi talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 13 Kasım tarihine erteledi. Sanık Dağkıran, sismik vibratör operatörü olduğunu ve bıçağı iş gereği yanında taşıdığını iddia etse de, mahkeme süreci cinayetin arka planındaki iddiaları aydınlatmaya devam edecek.




