Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü'nün atölyesinde, unutulmaya yüz tutmuş bir zarafet yeniden şekilleniyor. Emine Akınsoy, çocukluğunda babasının atölyesinde başlayan merakını bugün usta öğretici olarak sürdürüyor. Akınsoy, kentin zengin kültürel geçmişini yansıtan ve her parçası ayrı bir anlam taşıyan kişniş takısını, aslına sadık kalarak gelecek nesillere ulaştırıyor.

Emeğin ve sabrın sanata dönüştüğü yer
Kişniş takısının yapımı, modern makinelerin uzağında tamamen el işçiliğiyle ilerliyor. Döküm yöntemi kesinlikle kullanılmıyor. Bunun yerine yüzlerce küçük parça tek tek işlenip özenle birbirine kaynaklanıyor. Hane, yıldız ve pul motiflerinin birleşimiyle ortaya çıkan bu takı, sadece bir süs eşyası değil; Diyarbakır’ın bolluk ve bereket anlayışını simgeleyen bir kültürel miras. Geçmişte gelinlerin çeyiz sandıklarının olmazsa olmazı olan bu takılar, günümüzde kadın girişimcilerin ellerinde yeniden değer kazanıyor.

Kuşaktan kuşağa aktarılan usta-çırak ilişkisi
Akınsoy’un bu mesleği sürdürmesindeki en büyük motivasyonu, ailesinden aldığı 100 yıllık tecrübeyi gençlere aktarmak. Babası ve amcasıyla birlikte atölyede çalışan Akınsoy, mesleğin sadece teknik bir iş değil, bir ekip çalışması olduğunu vurguluyor. Kimisi hane kısmını dişliyor, kimisi topları hazırlıyor; ortaya çıkan sonuç ise Diyarbakır’ın tarihine düşülen estetik bir not oluyor. Emine Akınsoy, bu geleneksel sanatın sadece atölyelerde kalmaması, yeni tasarımlarla Z kuşağının da günlük hayatına girmesi için çalışmaya devam ediyor. Peki, bu asırlık parçalar modern modaya uyum sağlayıp yeniden popüler olacak mı?





