Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan ve Otuz Beş Yaş şiiriyle hafızalara kazınan Cahit Sıtkı Tarancı, vefatının 70. yıl dönümünde Diyarbakır'da düzenlenen anlamlı bir etkinlikle anıldı. Şairin çocukluk yıllarını geçirdiği ve bugün müze olarak hizmet veren Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Evi ve Etnografya Müzesi, edebiyatseverleri ve akademisyenleri bir araya getirdi. Diyarbakır Kültür Yolu Festivali etkinlikleri çerçevesinde organize edilen anma programı, şairin edebi mirasını ve Diyarbakır ile olan derin bağını bir kez daha gözler önüne serdi.

Edebiyatın izinde bir buluşma
Anma programı, Dicle Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü'nün yürütücülüğünde, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nün değerli katkılarıyla hayata geçirildi. Etkinliğe katılanlar arasında Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, Kültür ve Turizm İl Müdürü İrfan Tekin, İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zuhal Akmeşe ile edebiyat dünyasından Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Prof. Dr. Yakup Çelik gibi önemli isimler yer aldı. Akademisyenler ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği tören, şairin eserlerinin günümüzdeki etkisini tartışmaya açtı.

Şairin evinde yankılanan dizeler
Etkinlikte konuşma yapan Kültür ve Turizm İl Müdürü İrfan Tekin, anma töreninin şairin doğup büyüdüğü evde gerçekleştirilmesinin ayrı bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Tekin, Tarancı'nın şiirlerinde insanı, yaşama sevincini, özlemi ve yalnızlığı evrensel bir dille işlediğini belirterek, şairin dizelerinin aradan geçen onca yıla rağmen hala güncelliğini koruduğunu ifade etti. Şehirlerin sadece taş binalardan ibaret olmadığını, o şehirlerde yaşamış ve iz bırakmış şahsiyetlerin kültürel hafızayı oluşturduğunu dile getiren Tekin, Tarancı'nın bu hafızanın en önemli parçalarından biri olduğunu belirtti.

Gelecek kuşaklara aktarılan miras
Programın devamında, Cahit Sıtkı Tarancı'nın şiirlerinin okuyucuya hayatın geçiciliğini hatırlatırken aynı zamanda her anın kıymetini bilmeyi öğrettiği üzerinde duruldu. Akademisyenler, şairin edebi kişiliğini ve Türk edebiyatındaki yerini detaylı bir şekilde ele alarak, onun eserlerinin gelecek nesillere aktarılmasının bir görev olduğunu vurguladılar. Diyarbakır'ın kültürel değerlerine sahip çıkma bilinciyle düzenlenen bu anma töreni, şairin hatırasını yaşatmak adına atılan en anlamlı adımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Katılımcılar, şairin ilk anılarını biriktirdiği bu tarihi mekânda, onun dizeleriyle yeniden buluşmanın manevi huzurunu yaşadılar.


