Havadis | Diyarbakır | Zihninizdeki yaralar en az bedeninizdeki kadar gerçek: Ruh sağlığınızı neden ihmal ediyorsunuz?

Zihninizdeki yaralar en az bedeninizdeki kadar gerçek: Ruh sağlığınızı neden ihmal ediyorsunuz?

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında uzmanlar, toplumun ruhsal sorunlara karşı takındığı çekimser tavrı eleştirerek, zihinsel iyilik halinin fiziksel sağlıkla bir bütün olduğunu ve ertelenmemesi gerektiğini vurguladı.

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında uzmanlar, toplumun ruhsal sorunlara karşı takındığı çekimser tavrı eleştirerek, zihinsel iyilik halinin fiziksel sağlıkla bir bütün olduğunu ve ertelenmemesi gerektiğini vurguladı.

Zihninizdeki yaralar en az bedeninizdeki kadar gerçek: Ruh sağlığınızı neden ihmal ediyorsunuz?
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Modern yaşamın getirdiği yoğun tempo ve toplumsal olayların yarattığı sarsıcı etkiler, bireylerin ruhsal dengesini her geçen gün daha fazla zorluyor. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, tam da bu noktada zihinsel iyilik halinin, fiziksel sağlığımız kadar hayati bir öneme sahip olduğunu hatırlatmak için bir fırsat sunuyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uzm. Psikolog Tülinay Seçkin, insanların bedenlerinde hissettikleri en ufak bir ağrıda vakit kaybetmeden doktora başvurduklarını, ancak ruhsal bir sancı yaşadıklarında bu durumu genellikle ikinci plana attıklarını belirtiyor. Oysa ruh ve beden sağlığı, birbirinden koparılamaz bir bütünün iki ayrılmaz parçası olarak kabul edilmelidir.

Toplumsal travmalar ve bireysel baş etme becerileri

Ülkemizin yakın geçmişte yaşadığı depremler ve diğer yıkıcı toplumsal olaylar, bireylerin psikolojik dayanıklılığını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Her bireyin bu tür sarsıcı olaylara karşı verdiği tepki ve geliştirdiği baş etme mekanizması farklılık gösteriyor. Kimileri bu süreçleri daha dirençli bir şekilde atlatabilirken, kimileri için bu durum derin yaralar açabiliyor. Uzm. Psikolog Seçkin, bireylerin kendilerini iyi tanımalarının ve toplumsal olayların üzerlerindeki etkisini doğru analiz etmelerinin önemine dikkat çekiyor. İnsanların, zorlu süreçlerden geçerken veya yas tutarken kendilerini iyi hissetmemelerinin son derece doğal olduğunu kabul etmeleri, iyileşme sürecinin ilk adımını oluşturuyor.

Etiketlenme korkusu iyileşmenin önündeki en büyük engel

Ruh sağlığı desteği almanın önündeki en büyük engellerden biri, toplumun bu konuya bakış açısı ve beraberinde getirdiği etiketleme korkusudur. Birçok insan, psikolojik destek almanın çevresi tarafından yanlış anlaşılacağından veya deli damgası yemekten çekinerek profesyonel yardımdan kaçınıyor. Bu toplumsal baskı, bireylerin sorunlarını gizlemesine ve çözüm arayışlarını yanlış mecralara kaydırmasına neden oluyor. Oysa ruh sağlığı uzmanları, gizlilik ilkesine büyük bir titizlikle bağlı kalarak çalışıyor. Uzmanlar, ruhsal sorunların da tıpkı bir mide ağrısı veya baş ağrısı gibi tıbbi bir durum olduğunun altını çizerek, insanların bu konuda yargılanmadan destek alabilecekleri güvenli alanların oluşturulması gerektiğini savunuyor.

Uzman desteği alırken dikkat edilmesi gerekenler

Ruh sağlığı alanı, ne yazık ki suistimale açık bir alan olma özelliği taşıyor. İnsanların yaşadığı çaresizlik, bazen yetkinliği olmayan kişiler tarafından kötüye kullanılabiliyor. Bu nedenle, profesyonel bir destek arayışında olan bireylerin mutlaka eğitimli, donanımlı ve alanında uzman psikiyatristler veya klinik psikologlar ile çalışmaları büyük önem arz ediyor. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü gibi özel günler, sadece bir farkındalık yaratmakla kalmamalı, aynı zamanda ruh sağlığının önceliklendirilmesi gereken bir durum olduğu bilincini her güne yaymalıdır. Sosyal medyanın gücünü doğru kullanarak, ruhsal destek almanın bir zayıflık değil, aksine kişinin kendisine ve yaşamına gösterdiği bir özen olduğunu vurgulamak, toplumun bu konudaki bakış açısını değiştirecek en etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız