Savunma sistemlerini çaresiz bırakan teknoloji: ABD üslerini sarsan Hayber Şekan bilmecesi
İran’ın geliştirdiği yüksek manevra kabiliyetli Hayber Şekan füzeleri, karmaşık uçuş rotaları ve düşük maliyetli üretim avantajıyla Orta Doğu'daki Amerikan varlığı için stratejik bir tehdit haline geldi.
Orta Doğu'da gerilimin tırmandığı bu yeni dönemde, İran’ın askeri doktrininde köklü bir değişim yaşanıyor. Tahran yönetimi, özellikle 2025 yılından bu yana yürüttüğü operasyonlarda, Amerikan hava savunma sistemlerini yanıltmak için geliştirdiği taktiklerle dikkat çekiyor. Bölgedeki ABD üslerini hedef alan bu saldırıların merkezinde ise yer altı tesislerinde seri üretimi yapılan Hayber Şekan füze sistemleri yer alıyor.
Mobilite ve sürpriz faktörü
Geleneksel füzelerin aksine Hayber Şekan, uzun süreli hazırlık süreçlerine ihtiyaç duymuyor. Kamyon ve TIR gibi standart araçlar üzerinden hızla fırlatılabilen bu sistemler, fırlatılmadan önce tespit edilmelerini neredeyse imkansız kılıyor. 2 bin kilometrelik menziliyle Körfez'deki tüm kritik noktaları kapsama alanına alan bu füzeler, ABD ve İsrail’in hava unsurları için yakalanması güç birer hayalete dönüşmüş durumda.
Hava savunmasını alt eden manevra
Hayber Şekan'ın en korkutucu özelliği ise uçuşun son aşamasında ortaya çıkıyor. Füzenin patlayıcı başlığı, atmosferin son katmanlarında gövdeden ayrılarak bağımsız bir şekilde yön değiştirebiliyor. Bu durum, geleneksel hava savunma füzelerinin hesaplamalarını boşa çıkarıyor. Karmaşık rotalar izleyen bu başlıklar, eş zamanlı olarak gönderilen kamikaze İHA'larla birleştiğinde, savunma kalkanlarında ciddi gedikler açıyor.
Ekonomik savaşın yeni boyutu
Uzmanlar, İran’ın bu stratejisinin sadece askeri değil, ekonomik bir boyutu olduğuna da dikkat çekiyor. ABD’nin kullandığı milyonlarca dolarlık Patriot füzeleri, İran’ın çok daha düşük maliyetli Hayber füzelerini durdurmak için tüketiliyor. Emekli General Joseph Votel, İran’ın çatışmalardan elde ettiği verilerle savunma aşma konusunda ciddi bir uzmanlık kazandığını belirtirken, araştırmacı Nicole Grajewski ise bu sistemlerin esnekliğinin Tahran’a büyük bir lojistik avantaj sağladığını vurguluyor.
Netanyahu'nun ofisine kadar uzandı
İran’ın bu teknolojik kapasitesi, sadece üslerle sınırlı kalmıyor. Tahran yönetimi, bu füzelerle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisini ve hava kuvvetleri komutanlığına bağlı stratejik noktaları hedef aldığını iddia ediyor. İsrail tarafı saldırıların detaylarını resmi olarak doğrulamaktan kaçınsa da, bölgedeki füze stokunun ve yer altı üretim kapasitesinin devamlılığı, Orta Doğu'daki güç dengelerinin yeniden şekillendiğini kanıtlar nitelikte.