Havadis | Dünya | Aşk hormonu olarak biliniyordu: Korkularımızı yöneten gizli anahtar bulundu

Aşk hormonu olarak biliniyordu: Korkularımızı yöneten gizli anahtar bulundu

Japon bilim insanları, oksitosin hormonunun sadece sosyal bağlar kurmakla kalmayıp, beynin derinliklerinde tehlikenin geçtiğini algılamamızı sağlayan kritik bir mekanizmayı yönettiğini keşfetti.

Japon bilim insanları, oksitosin hormonunun sadece sosyal bağlar kurmakla kalmayıp, beynin derinliklerinde tehlikenin geçtiğini algılamamızı sağlayan kritik bir mekanizmayı yönettiğini keşfetti.

Aşk hormonu olarak biliniyordu: Korkularımızı yöneten gizli anahtar bulundu
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Genellikle sevgi, güven ve sosyal bağların mimarı olarak tanımlanan oksitosin hormonu, bilim dünyasını şaşırtan yeni bir işlevle gündeme geldi. Japonya'da gerçekleştirilen kapsamlı bir sinir bilimi araştırması, bu hormonun beynin derinliklerinde yer alan ve tehlikenin sona erdiğini anlamamızı sağlayan bir güvenlik mekanizmasını kontrol ettiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, stres ve duygusal tepkilerin merkezi olan paraventriküler talamus bölgesine odaklanarak, oksitosinin korku hafızası üzerindeki etkilerini mercek altına aldı.

Korku sönümlenmesinde oksitosin etkisi

Bilim insanları, genetik mühendisliği yöntemleriyle modifiye ettikleri fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, paraventriküler talamus bölgesinde oksitosin reseptörü taşıyan özel bir nöron grubunun varlığını tespit etti. Bu nöronlar, sadece sosyal etkileşimleri düzenlemekle kalmıyor, aynı zamanda korku sönümlenmesi olarak adlandırılan, yani daha önce tehlikeli olan bir durumun artık güvenli olduğunu öğrenme sürecini de yönetiyor. Deneyler sırasında, bu bölgedeki oksitosine duyarlı nöronlar kimyasal yöntemlerle baskılandığında, farelerin sosyal temas kurma isteklerinin ciddi oranda azaldığı gözlemlendi.

Tehlike geçtiğinde donup kalmak

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, korku şartlandırması testlerinde ortaya çıktı. Hayvanlara hafif elektrik şoku verilen bir ortam tanıtıldıktan sonra, ortam güvenli hale getirilmesine rağmen, oksitosine duyarlı nöronları baskılanan farelerin tehlikenin bittiğini öğrenmekte büyük zorluk yaşadığı görüldü. Bu fareler, ortam güvenli olmasına rağmen uzun süre hareketsiz kalarak korku donması tepkisi vermeye devam etti. Oksitosin duyarlı nöronların uyarılmasının ise korku tepkisini ilk aşamada hafiflettiği kaydedildi. Beynin diğer bölgelerindeki benzer hücrelerin manipülasyonunun bu etkiyi yaratmaması, mekanizmanın doğrudan talamusa özgü olduğunu kanıtladı.

Yeni nesil nöropsikiyatrik tedavilere kapı aralanıyor

Uzmanlar, oksitosinin beynin her bölgesinde aynı tek tip güven etkisini oluşturmadığını, sinir devrelerine göre kimi zaman sosyal yakınlaşmayı, kimi zaman ise tehlike analizini şekillendirdiğini vurguluyor. Araştırma heyeti, sosyal geri çekilme ile travmatik korkuların kontrol edilememesi durumlarının otizm spektrum bozukluğu, yaygın anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğunda sıklıkla birlikte görüldüğüne dikkat çekiyor. Talamustaki bu nöronal kavşağın haritalandırılmasının, korku regülasyonu ve sosyal iletişim güçlüğü çeken hastalar için hedefe yönelik yeni nöropsikiyatrik tedavilerin geliştirilmesine zemin hazırlayacağı ifade ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız