Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81'inci görüşmeleri kapsamında kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel vicdanı sarsan bir tabloyu dünya liderlerinin önüne serdi. Konuşmasına Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır salonda bulunamamasına duyduğu üzüntüyü dile getirerek başlayan Erdoğan, Filistin halkının mücadelesinin sesi olmaya devam edeceklerini vurguladı. 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler'in temel amacının savaş felaketinden insanlığı korumak olduğunu hatırlatan Erdoğan, aradan geçen 81 yıla rağmen bu idealin hala hayata geçirilemediğini belirtti.

Gazze'de yaşananlar insanlık onurunu hedef alıyor
Gazze'den Ukrayna'ya, Myanmar'dan Lübnan'a kadar geniş bir coğrafyada yaşanan acılara değinen Cumhurbaşkanı, özellikle Gazze'deki duruma ayrı bir parantez açtı. Son üç yılda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 74 bin kişinin devlet terörü kurbanı olduğunu ifade eden Erdoğan, bölgenin artık dünyanın en büyük çocuk kabristanı haline geldiğini söyledi. Hastanelerin yakıt yokluğu nedeniyle hizmet veremediği, çocukların tahtadan protezlerle hayata tutunmaya çalıştığı bir ortamda, uluslararası sistemin sessizliğini eleştirdi. İsrail'in işgali durdurmaya yanaşmadığını ve Batı Şeria'da yerleşimci terörünün en ağır döneminin yaşandığını belirten Erdoğan, bu durumun sadece siyasi değil, derin bir vicdani mesele olduğunu vurguladı.

Uluslararası sistemin reform ihtiyacı ve adalet arayışı
Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısının artık görevini icra edemez hale geldiğini savunan Erdoğan, Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesi gerektiğini bir kez daha yineledi. 190'dan fazla ülkenin kaderinin 5 ülkenin keyfine bırakılmasının ne adil ne de güven verici olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı sistemin çürümeye mahkum olduğunu ifade etti. Gazze'nin yeniden inşası için vakit kaybedilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu. Filistin Devleti'ni boğma girişimlerinin hüsrana uğrayacağını belirten Erdoğan, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin'in vücut bulacağı günlerin yakın olduğunu dile getirdi.

Küresel krizlere karşı Türkiye'nin istikrar duruşu
Konuşmasında bölgesel ve küresel diğer meselelere de değinen Erdoğan, Suriye halkının yanında olmaya devam edeceklerini, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün sağlanmasının samimi arzuları olduğunu belirtti. Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyonun son bulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınması çağrısını yineledi. Türkiye'nin savunma sanayisi ve dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında bir istikrar adası olduğunu belirten Erdoğan, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde Türkiye'nin dışlanmasının mümkün olmadığını ifade etti. Ayrıca, iklim kriziyle mücadele kapsamında Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi'ne liderleri davet ederek, Sıfır Atık Hareketi'nin küresel bir köprü görevi gördüğünü hatırlattı. Erdoğan, konuşmasını haksızlık karşısında susmayacaklarını ve adaleti savunan bir gelecek inşa etmek için mücadele edeceklerini belirterek noktaladı.




