Kırgızistan’ın başkenti Bişkek, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan Büyük Taarruz’un yıl dönümü vesilesiyle Atatürk Parkı’nda bir araya gelen katılımcılar, Türkiye’nin bağımsızlık yolunda verdiği destansı mücadeleyi andı. Türkiye Bişkek Büyükelçiliği tarafından organize edilen törene, Türkiye Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ) Rektörü Alpaslan Ceylan, diplomatik temsilciler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katılım sağladı. Atatürk heykeline çelenklerin sunulmasıyla başlayan etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın günün anlam ve önemine dair mesajının okunmasının ardından, Büyükelçi Ökem, Türk milletinin küllerinden doğuşunu simgeleyen bu zaferin tarihi önemine vurgu yapan bir konuşma gerçekleştirdi.
Stratejik Bir Dehanın Zaferi
Büyükelçi Ökem, konuşmasında Milli Mücadele dönemindeki stratejik zorluklara ve Atatürk’ün kararlılığına dikkat çekti. O dönemde barış müzakereleri için baskı yapan çevrelere rağmen, Atatürk’ün işgali tamamen bitirmeyi ve tam bağımsızlığı hedeflediğini belirten Ökem, Türk ordusunun gizlilik ve disiplin içinde yürüttüğü hazırlık sürecini anlattı. Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra ordunun taarruz gücünü artırmak için gösterilen çabayı ve 10 ay süren titiz planlamayı hatırlatan Büyükelçi, 26 Ağustos sabahı başlatılan baskının Yunan ordusu üzerinde yarattığı şaşkınlığı ve ardından gelen hızlı ilerleyişi detaylandırdı. Türk ordusunun 450 kilometrelik mesafeyi sadece 9 günde kat ederek İzmir’e ulaşmasının, askeri tarihteki eşsiz başarılardan biri olduğunu ifade etti.
Bağımsızlığın Bedeli ve Geleceğe Miras
30 Ağustos zaferinin sadece Türkiye için değil, hürriyete susamış tüm mazlum milletler için bir umut ışığı olduğunu belirten Ökem, bu zaferin Lozan Barış Antlaşması’na giden yolu açtığını vurguladı. Törenin devamında söz alan Türkiye Bişkek Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Tolga Takımcı ise, 30 Ağustos’un aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri Günü olarak kutlanmasının önemine değindi. Albay Takımcı, bu günün bağımsızlığın hangi ağır bedeller ödenerek kazanıldığını hatırlatan bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Türk ordusunun bugün de sınır güvenliğinden uluslararası barışa kadar geniş bir yelpazede görevlerini başarıyla sürdürdüğünü ifade etti.
Kahraman Ordumuzun Kararlı Duruşu
Albay Takımcı, konuşmasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin milli ve manevi değerlerden aldığı güçle, yerli ve milli savunma sanayisinin sunduğu imkanları en etkin şekilde kullandığını belirtti. Terörle mücadeleden deniz ve hava sahalarının korunmasına kadar her alanda kararlılıkla görev yapan Türk ordusunun, şanlı tarihten aldığı ilhamla geleceğe güvenle baktığını dile getirdi. Tören, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerin ve ebediyete intikal eden gazilerin rahmet ve minnetle anılmasıyla sona erdi. Bişkek’teki bu anlamlı etkinlik, Türkiye’nin bağımsızlık ruhunun sınırları aşarak Kırgızistan’da da aynı heyecanla yaşatıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.