İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma, uluslararası arenada yeni bir diplomatik gerilimin fitilini ateşledi. Netanyahu'nun Katar'ı, İsrail aleyhine küresel bir kamuoyu oluşturmak amacıyla sistematik bir kampanya yürütmekle suçlaması, Doha yönetiminden çok sert bir karşılık buldu. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı açıklamada, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve kesin bir dille reddedildiğini duyurdu.
Dikkatleri başka yöne çekme stratejisi
El-Ensari, Netanyahu'nun bu suçlamalarının aslında stratejik bir saptırma çabası olduğunu savundu. Katar'a yönelik bu söylemlerin, İsrail hükümetinin işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirdiği eylemlerin yarattığı ağır insani sonuçlardan kamuoyunun dikkatini uzaklaştırma amacı taşıdığını ifade etti. Özellikle genç nesillerin küresel ölçekte değişen bakış açısını, sadece bir nüfuz kampanyasına indirgemenin, sahadaki gerçeklere tanıklık eden insanların muhakeme yeteneğine bir hakaret olduğunu vurguladı. Doha yönetimine göre, dünya genelinde İsrail politikalarına karşı yükselen tepkiler, dışarıdan yönetilen bir algı operasyonu değil, bizzat yaşanan acı gerçeklerin bir sonucudur.
Siyasi hesapların parçası haline getirilmek
Katar'ın iç siyasi hesaplaşmalarda bir araç olarak kullanıldığını belirten el-Ensari, bu tür suçlamaların artık uluslararası toplum nezdinde ikna edici bir tarafının kalmadığını dile getirdi. Katar'a yönelik tekrarlanan bu saldırıların, İsrail'in sahadaki uygulamalarının siyasi sorumluluğundan kaçma çabası olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Netanyahu ve aşırı sağcı İsrailli siyasetçilerin, giderek daha boşalan salonlara hitap ettiklerini hatırlatan sözcü, bu durumun İsrail'in küresel imajındaki ciddi bozulmanın bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Uluslararası hukuk ve sorumluluk çağrısı
İsrail yönetiminin imajını düzeltmek için bir günah keçisi aramak yerine, temel sorunlara odaklanması gerektiğinin altı çizildi. El-Ensari, İsrail'in küresel algısını değiştirmek istiyorsa, öncelikle uluslararası hukuk ihlallerine son vermesi ve politikalarını köklü bir şekilde gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. Kendi halkına ve dünyaya karşı sorumluluk üstlenmenin, suçlamalarda bulunmaktan çok daha etkili bir yol olduğunu vurgulayan Katar, İsrail'in bu sorumluluktan kaçarak sadece Katar'ı hedef almasının kabul edilemez olduğunu bir kez daha yineledi.