Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu temasları kapsamında ABD'nin New York şehrine resmi bir ziyarette bulunan Emine Erdoğan, yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik eden Emine Erdoğan, Türkevi'nde gerçekleştirdiği lider eşleri görüşmelerinin yanı sıra, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve çocukların dijital dünyadaki güvenliği gibi küresel sorunlara odaklanan kritik oturumlara katıldı. New York'a varışında vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Erdoğan, temaslarında çevre bilincinin ve dijital güvenlik standartlarının önemini ön plana çıkardı.
Dijital dünyada çocukların korunması için küresel standart arayışı
Emine Erdoğan'ın New York'taki en dikkat çekici temaslarından biri, BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek başlıklı etkinlik oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve BM Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilen programda, dijital platformların çocuklar üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Günümüzde çocukların birer kullanıcı profiline indirgenerek hedef kitle haline getirildiğini belirten Emine Erdoğan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Çocukların dijital dünyada korunmasının sadece ebeveynlerin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Erdoğan, güvenliğin dijital sistemlere sonradan eklenen bir özellik değil, tasarımın temel çıkış noktası olması gerektiğini savundu. Teknoloji şirketlerinin hesap verebilirliğinin artırılması gerektiğini belirten Erdoğan, ülkelerin birbirinden farklı uygulamalar yerine, Birleşmiş Milletler çatısı altında ortak küresel standartlar ve izleme mekanizmaları geliştirmesi çağrısında bulundu.
İklim krizine karşı kullan-at kültüründen vazgeçme çağrısı
New York İklim Haftası açılış etkinliğinde de konuşan Emine Erdoğan, iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin yeryüzündeki en somut sonucu olduğunu hatırlattı. Sıfır Atık hareketinin bireyleri çözümün baş aktörü haline getirdiğini belirten Erdoğan, küçük davranış değişikliklerinin doğru politikalarla desteklendiğinde kalıcı sistemlere dönüşebileceğini ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı'nın Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı'nda ise sınırsız tüketim alışkanlıklarının yarattığı enerji ihtiyacına dikkat çeken Erdoğan, birincil meselenin kullan-at kültüründen uzaklaşmak olduğunu vurguladı. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa'da beşinci, dünyada ise on birinci sırada yer aldığını belirten Emine Erdoğan, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesini 120 bin megavata çıkarma hedeflerini paylaştı. Bu hedeflerin temiz enerjiyi en az israfla üretme ilkesi üzerine kurulu olduğunu belirten Erdoğan, sıfır atık yaklaşımının üretimden tüketime kadar her alanda gerçek bir dönüşümün anahtarı olduğunu yineledi.
Sürdürülebilir kalkınma için döngüsel ekonomi zorunluluğu
Emine Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Kalkınma Etki Toplantıları'na gönderdiği mesajda, mevcut üretim ve tüketim sistemlerinin insanlığı geleceğe taşıyacak nitelikte olmadığını belirtti. Gezegenin talan edilmiş bir maden ocağına benzediğini ifade eden Erdoğan, döngüsel ekonominin bir seçenek değil, gelecek için bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve atık yönetiminin etkinleştirilmesi süreçlerinde sıfır atık vizyonunun stratejik bir rol oynadığını belirten Erdoğan, bu dönüşümün sürdürülebilir kalkınmayı güçlendireceğini ifade etti. New York'taki temasları sırasında Brezilya, Sierra Leone ve Kenya devlet başkanlarının eşleriyle de bir araya gelen Emine Erdoğan, ayrıca BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs ile görüşmeler gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasını da yakından takip eden Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, barış ve insan onurunu esas alan bir dünya çağrısının uluslararası toplumun vicdanında karşılık bulmasını dilediğini belirtti.