Türkiye’nin de aralarında bulunduğu sekiz devletin dışişleri bakanları, İsrail yönetiminin ABD destekli barış planını devre dışı bırakma kararını ortak bir bildiriyle kınadı.
Bölgede tansiyonu yeniden yükselten gelişme, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, 9 Ağustos tarihinde Barış Kurulu tarafından açıklanan 15 maddelik ateşkes ve çözüm planını kesin bir dille reddetmesiyle başladı. Netanyahu, Hamas’ın tamamen silahsızlandırılması gerçekleşmeden İsrail güçlerinin Gazze’deki işgal noktalarından geri çekilmeyeceğini vurgulayarak, uluslararası toplumun beklentilerini boşa çıkardı.
Diplomatik cephede tepkiler büyüyor
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, İsrail’in bu tutumuna karşı ortak bir açıklama yayınladı. Bakanlar, İsrail’in sadece planı reddetmekle kalmayıp, aynı zamanda Filistin devletini tanımama konusundaki ısrarını da sert bir dille eleştirdi.
Ortak metinde, İsrail’in bu tavrının Gazze’de ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında barışın tesisi için yürütülen tüm diplomatik çabaları baltaladığına dikkat çekildi. Bakanlar, bölgedeki istikrarsızlığın sorumluluğunun artık tamamen İsrail yönetimine ait olduğunu vurguladı.
Barış planının kritik önemi
Açıklamada, reddedilen 15 maddelik planın sadece bir ateşkes metni olmadığı, aynı zamanda Gazze’nin yeniden inşası için hayati bir dönüm noktası olduğu belirtildi. Söz konusu plan; Türkiye, Katar, Mısır ve ABD’nin yoğun arabuluculuk faaliyetleri sonucunda şekillenmiş ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla uluslararası güvence altına alınmıştı.
Eylül 2025’te Donald Trump tarafından ortaya konulan ve Kasım ayında BM tarafından onaylanan Barış Planı, ocak ayında Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kurulması ve Barış Kurulu’nun faaliyete geçmesiyle yeni bir evreye girmişti. Ancak İsrail’in son hamlesi, bölgede barış umutlarını yeniden belirsizliğe sürükledi.