Ceuta sınırındaki düzensiz göç hareketliliği İspanya'da siyasi tansiyonu zirveye taşırken, perde arkasında İsrail'in parmağı olduğuna dair iddialar başkent Madrid'de yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
İspanya ile İsrail arasındaki diplomatik buzlar, Gazze'deki insani kriz ve Madrid yönetiminin Filistin'e yönelik kararlı tutumu nedeniyle her geçen gün daha da derinleşiyor. İki ülke arasında süregelen gerilim, bu kez İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'da yaşanan kontrolsüz göç dalgasıyla yeni ve karmaşık bir boyuta evrildi.
Diplomatik cephede sular durulmazken, İspanyol siyasetçiler ve kanaat önderleri, Ceuta'daki sınır baskısının tesadüf olmadığını, bunun İsrail tarafından organize edilen bir "cezalandırma yöntemi" olabileceğini savunuyor.
İsrail'den gelen sert çıkışlar
Tartışmanın fitilini ateşleyen isim, İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon oldu. Danon, sosyal medya üzerinden İspanya'nın göç politikalarını hedef alarak, "İsrail'e sürekli ders vermeye çalışan bir ülke, kendi sınırlarını korumakta aciz kalıp olağanüstü hal ilan ediyor" ifadelerini kullandı. Danon'un İspanya'nın Afrika'daki varlığını sorgulayan çıkışı, Madrid cephesinde "her şey netleşiyor" şeklinde yorumlandı. İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente'nin bu paylaşıma verdiği kısa ve imalı yanıt, İsrail ile göç krizi arasında bir bağ kurulduğuna dair şüpheleri güçlendirdi.
Jeopolitik bir hesaplaşma mı?
İspanyol siyaset yorumcuları, yaşananları sadece bir göç sorunu olarak görmüyor. Carolina Alonso gibi isimler, İsrail'in Gazze konusundaki eleştiriler nedeniyle İspanya hükümetini istikrarsızlaştırmak istediğini öne sürüyor. İddialara göre, Fas üzerinden yürütülen bu baskı mekanizması, İsrail'in desteğiyle Madrid'i köşeye sıkıştırmayı hedefliyor. Bazı analistler ise bu sürecin sadece İsrail ile sınırlı kalmadığını, ABD'nin Cebelitarık üzerindeki stratejik çıkarlarının da denkleme dahil edildiğini savunuyor.
İntikam iddiası gündemde
Gazeteci Jose Vizner ise konuyu daha geriye götürerek, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu'nun geçmişteki paylaşımlarını hatırlattı. Vizner, bugünkü göç baskısının, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in Filistin yanlısı politikalarına karşı bir "intikam" operasyonu olup olmadığını sorguladı.
İspanya, Mayıs 2024'te Filistin Devleti'ni resmen tanıyarak İsrail ile olan ilişkilerinde kırılma noktasına gelmişti. Bugün Ceuta sınırında yaşananlar, sadece bir sınır güvenliği meselesi değil, aynı zamanda Avrupa ile Orta Doğu arasındaki jeopolitik fay hatlarının ne kadar gergin olduğunu gözler önüne seriyor. İspanyol kamuoyu, hükümetin bu "görünmez baskıya" karşı nasıl bir strateji izleyeceğini merakla bekliyor.