Himalaya Dağları'nın zorlu coğrafyasında yer alan 7 bin 126 metre yüksekliğindeki Himlung Himal Dağı, sonbahar tırmanış sezonunun en acı olaylarından birine sahne oldu. Dağın ana kamp bölgesinde meydana gelen devasa çığ, bölgede hazırlık yapan ekibi adeta yuttu. Olayın ardından bölgeye sevk edilen ekipler, şu ana kadar 10 kişiyi sağ olarak kurtarmayı başardı ancak 14 kişiden hala haber alınamıyor. Hayatını kaybeden iki kişinin cansız bedeni ise helikopterle başkent Katmandu'daki Tribhuvan Üniversitesi Eğitim Hastanesi'ne nakledildi.
Hazırlık ekibi felakete yakalandı
Çığ felaketinin yaşandığı sırada bölgede bulunan grubun, eylül ayında başlayan tırmanış sezonu için gelen yabancı dağcı kafilelerine ön hazırlık yapan Nepalli rehberler ve destek personelinden oluştuğu açıklandı. Dağcıların güvenliğini sağlamak ve rotaları belirlemek amacıyla ana kampta bulunan ekip, aniden bastıran kar kütlelerinin altında kaldı. Yetkililer, kayıp 14 kişiye ulaşmak için zamanla yarışıldığını ve arama kurtarma çalışmalarının bölgedeki zorlu hava koşullarına rağmen aralıksız devam ettiğini belirtti.
Hava muhalefeti tüm ülkeyi tehdit ediyor
Nepal hükümeti, yaşanan bu trajik olayın ardından tüm Himalaya hattı için yüksek seviyeli hava uyarısı yayımladı. Bölgeyi etkisi altına alan şiddetli yağışlar ve fırtına dalgası, sadece dağlık alanlarda değil, ülkenin genelinde de hayatı olumsuz etkiliyor. Nepal Afet Yönetim İdaresi tarafından yapılan açıklamada, son günlerde etkili olan sağanak yağışların tetiklediği sel ve toprak kaymaları nedeniyle ülke genelinde 21 kişinin daha yaşamını yitirdiği, 5 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi.
Zamanla yarış devam ediyor
Bölgedeki arama kurtarma operasyonları, hem çığ bölgesindeki riskli yapı hem de kötüleşen hava şartları nedeniyle büyük bir titizlikle yürütülüyor. Kurtarma helikopterleri, güvenli irtifaya indirilen 10 kişinin ardından kayıpların izini sürmek için çalışmalarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar, Himalaya hattındaki istikrarsız hava koşullarının yeni felaketlere yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunurken, bölgedeki tüm tırmanış faaliyetlerinin de ciddi şekilde gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.