Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede kağıt üzerinde kalan taahhütlerin somut projelere dönüşememesi, uzun süredir uluslararası arenanın en büyük sorunlarından biri olarak öne çıkıyordu. Bu tıkanıklığı aşmak ve iklim hedeflerini gerçek yatırımlarla buluşturmak amacıyla geliştirilen İklim Uygulama Köprüsü (Bridge) girişimi, New York'ta düzenlenen üst düzey bir toplantıyla resmen hayata geçirildi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un moderatörlüğünde gerçekleşen tanıtım toplantısında, sürecin ilk aşamasında yer alacak pilot ülkeler kamuoyuna açıklandı.

Uygulama boşluğunu dolduracak stratejik hamle
Bakan Kurum, toplantıda yaptığı konuşmada, birçok ülkenin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ne yapması gerektiğini bildiğini ancak bu hedefleri uygulanabilir yatırım programlarına dönüştürme noktasında ciddi zorluklar yaşadığını vurguladı. Mevcut uluslararası finansal destek mekanizmaları ile ülkelerin acil ihtiyaçlarının çoğu zaman doğru zamanda eşleşemediğine dikkat çeken Kurum, İklim Uygulama Köprüsü'nün tam olarak bu koordinasyon eksikliğini gidermeyi hedeflediğini belirtti. Girişimin yeni bir fon veya mevcut kurumların alternatifi olmadığını, aksine var olan kapasiteyi daha verimli kullanmayı amaçlayan bir 'ülke odaklı' model olduğunu ifade etti.

Etiyopya'dan Fiji'ye uzanan ilk pilot grup
Toplantıda açıklanan bilgilere göre, İklim Uygulama Köprüsü'nün ilk grup pilot ülkeleri Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan olarak belirlendi. Bakan Kurum, bu ülkelerin sadece destek alan taraflar olmadığını, aynı zamanda geri bildirimleriyle mekanizmanın gelecekteki işleyişine yön verecek stratejik ortaklar olduklarını dile getirdi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile kurulan iş birliğinin bu noktada kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Kurum, sürecin şeffaf ve katılımcı bir yapıda ilerleyeceğinin altını çizdi.

Finansman taahhütlerden sonuçlara giden yol
İklim finansmanının sadece bir kaynak aktarımı değil, taahhütler ile somut sonuçlar arasında kurulan hayati bir bağ olduğunu belirten Bakan Kurum, hükümetleri, kalkınma bankalarını ve özel sektör temsilcilerini bu ortaklık çatısı altında birleşmeye davet etti. COP31'in temel felsefesini 'Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon' olarak tanımlayan Kurum, hedeflerinin sadece bir girişim başlatmakla sınırlı kalmadığını, COP31 sonrasında da ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarına hizmet edecek kalıcı bir miras bırakmak olduğunu vurguladı. Toplantıya COP30 Başkanı Andre Correa do Lago, COP32 Başkanı ve Etiyopya Dışişleri Bakanı Dr. Gedion Timothewos ile çeşitli ülkelerin üst düzey temsilcileri de katılarak sürece destek verdiklerini gösterdiler.
