Netanyahu yönetimi, Yüksek Mahkeme’nin yayın denetleme kurulu hakkındaki bağlayıcı kararını tanımayacağını ilan ederek ülke tarihinde bir ilke imza attı.
İsrail siyasetinde tansiyon, hükümet ile yargı organları arasında daha önce benzeri görülmemiş bir çatışmayla zirveye ulaştı. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki kabine, haftalık toplantısının ardından aldığı kararla, Yüksek Mahkeme’nin İkinci Otorite Konseyi’ne ilişkin hükmünü uygulamayacağını resmen duyurdu. Bu hamle, İsrail devlet mekanizmasında yürütme ve yargı arasındaki güç dengesinin tamamen sarsıldığı şeklinde yorumlanıyor.
Yargı Kararına Kesin Ret
Tartışmanın merkezinde, televizyon ve radyo yayınlarını denetleyen İkinci Otorite Konseyi’nin faaliyetleri yer alıyor. Yüksek Mahkeme, haziran ayında aldığı bir kararla, konsey üyelerinin yeter sayısının sağlanamaması nedeniyle yeni atamaların dondurulmasına ve mevcut kurulun görevine devam etmesine hükmetmişti. Ancak Netanyahu hükümeti, bu kararı "yürütmenin yetki alanına müdahale" olarak nitelendirerek oy birliğiyle reddetti. Yerel basında çıkan analizler, bu durumun İsrail tarihinde bir hükümetin yargı kararını açıkça reddettiği ilk vaka olduğuna dikkat çekiyor.
Cumhurbaşkanı Herzog'dan Sert Tepki
Hükümetin yargı kararlarını yok sayan bu tutumu, hem muhalefet kanadında hem de devletin en üst kademelerinde büyük bir infiale yol açtı. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hükümetin sergilediği tavrı "kabul edilemez" olarak tanımladı. Yüksek Mahkeme kararlarına riayet etmenin bir "kırmızı çizgi" olduğunu vurgulayan Herzog, hükümetin hukuk devleti ilkelerini tehlikeye attığına dair endişelerini dile getirdi.
Hükümet yetkilileri ise Yüksek Mahkeme’nin kurum üzerindeki denetimini hukuka aykırı bulduklarını savunarak, kendi atama kararlarının arkasında duracaklarını belirtiyor. Uzmanlar, bu krizin sadece bir kurumun yönetimiyle sınırlı kalmayıp, İsrail'in demokratik kurumları arasındaki çatışmayı derinleştiren bir dönüm noktası olduğu konusunda uyarıyor.