Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ünal Üstel, bölgedeki askeri hareketliliğin tırmanmasına neden olan kritik bir gelişmeye dikkat çekerek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin silahlandırılmasının Kıbrıs Türk halkının güvenliği için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Üstel, özellikle ABD'nin GKRY'ye uyguladığı silah ambargosunu 30 Eylül 2027 tarihine kadar uzatma kararının, Ada'daki mevcut statükoyu ve güvenlik mimarisini sarsan kabul edilemez bir adım olduğunu belirtti. Yazılı bir açıklama ile durumu değerlendiren Başbakan, bu tür kararların Doğu Akdeniz'deki stratejik dengeleri olumsuz yönde etkilediğini ve bölgeyi daha kırılgan bir hale getirdiğini savundu.
Bölgesel Güvenlikte Kritik Eşik
Doğu Akdeniz'de yaşanan askeri hareketliliğin sadece bir silahlanma yarışı olmadığını, aynı zamanda kapsamlı bir güç mücadelesinin parçası olduğunu belirten Üstel, Rum yönetiminin son dönemde attığı adımları detaylandırdı. GKRY'nin yeni nesil silah sistemleri tedarik ettiğini, İsrail yapımı hava savunma sistemlerini devreye soktuğunu ve hem İsrail hem de Fransa ile askeri iş birliğini derinleştirdiğini hatırlatan Üstel, Yunanistan'ın da savaş uçakları ve çeşitli askeri unsurlarını Güney Kıbrıs'a konuşlandırmasının bölgedeki gerilimi tırmandırdığını vurguladı. Yabancı askeri varlığın Ada üzerindeki yoğunlaşmasının, güvenlik dengeleri açısından son derece dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç olduğunu belirten Üstel, bu durumun Kıbrıs Türk halkının huzurunu doğrudan hedef aldığını dile getirdi.
Mavi Vatan ve Stratejik Haklar
Rum yönetiminin sadece askeri alanda değil, mülkiyet konusunu da siyasi ve ekonomik bir baskı aracı olarak kullandığına dikkat çeken Başbakan Üstel, deniz yetki alanları, enerji kaynakları ve kritik ulaşım yolları üzerindeki mücadelenin şiddetlendiğini belirtti. Hükümetin tüm bu gelişmeleri Türkiye ile tam bir koordinasyon ve yakın temas içerisinde izlediğini kaydeden Üstel, güvenlik risklerinin, değişen askeri dengelerin ve Mavi Vatan'daki hakların korunması noktasında Türkiye ile sürekli istişare halinde olduklarını ifade etti. Doğu Akdeniz'deki bu yeni güç mücadelesinin, Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından hayati bir önem taşıdığına vurgu yapıldı.
Garantörlük ve Türk Askerinin Varlığı
KKTC'nin güvenliği için gerekli tüm değerlendirmelerin yapıldığını ve tedbirlerin alındığını belirten Üstel, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin günlük siyasi tartışmaların çok üzerinde tutulması gereken bir milli güvenlik meselesi olduğunu yineledi. Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinin Ada'daki varlığının, Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez bir güvenlik teminatı olduğunun altını çizen Başbakan, Ulusal Birlik Partisi'nin egemen eşitlik, Türkiye'nin garantörlüğü ve Türk askerinin Ada'daki varlığı konusundaki kararlı politikasını sürdüreceğini belirtti. Üstel, bölgedeki istikrarın ancak bu temel prensiplerin korunmasıyla mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.