Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu çalışmaları kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'nin New York şehrinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yoğun diplomasi trafiğini sürdürüyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen en dikkat çekici görüşmelerden biri, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile yapılan ikili zirve oldu. İki lider, bölgesel istikrarı doğrudan etkileyen güvenlik meseleleri ve ekonomik projeler üzerinde kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. 23 Eylül 2026 tarihinde gerçekleşen bu kritik buluşma, Türkiye ve Irak arasındaki ilişkilerin yeni bir evreye taşınacağının sinyallerini verdi.

Güvenlik iş birliğinde yeni dönem
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, görüşmenin ana gündem maddelerinden birini güvenlik alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi oluşturdu. Taraflar, özellikle Sincar bölgesinde devlet otoritesinin tam anlamıyla tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak bir irade beyan etti. Bu bölgedeki yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi, iki ülkenin ortak güvenlik stratejisinin temel taşlarından biri olarak belirlendi. Irak hükümetinin bu alanda kaydettiği ilerlemeler, Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığına dair yeni bir kararın alınmasına zemin hazırladı.

Başika'da kademeli devir süreci
Güvenlik alanındaki bu mutabakatın en somut yansıması, Türk kuvvetlerinin Başika-Zilkan yerleşkesindeki varlığıyla ilgili oldu. Görüşmede varılan anlaşma uyarınca, belirlenen mekanizma ve zaman çizelgesi çerçevesinde Türk kuvvetleri, söz konusu yerleşkeyi kademeli olarak Irak Federal Hükümeti'ne teslim edecek. Bu adım, iki ülke arasındaki güvene dayalı stratejik ilişkilerin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki askeri dengelerin yeniden şekillenmesi, her iki tarafın da ortak güvenlik kaygılarını gidermeyi hedefleyen bir süreç olarak planlandı.

Ekonomik projelerde hızlanma kararı
Güvenlik konularının yanı sıra, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi de zirvenin önemli bir başlığıydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Zeydi, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi konusunda mutabık kaldı. Özellikle Türkiye ve Irak'ın geleceği için büyük önem taşıyan Kalkınma Yolu Projesi'nin hızlandırılması konusunda tam bir görüş birliği sağlandı. Taraflar, daha önce imzalanan anlaşmaların vakit kaybetmeden uygulamaya konulması ve stratejik projelerin hayata geçirilmesi için gerekli adımların atılması hususunda kararlılıklarını yinelediler.
