Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde şekillenen ve kıyıya hapsolmuş Kelvin dalgası olarak adlandırılan devasa bir enerji kütlesi, ABD'nin batı kıyı şeridini etkisi altına almaya hazırlanıyor. Bilim dünyasını alarma geçiren bu doğa olayı, California eyaleti kıyılarında deniz seviyesinin hızla yükselmesine neden olurken, uzmanlar önümüzdeki günlerde yaşanabilecek olası yıkıcı taşkınlara karşı bölge sakinlerini ve yetkilileri acil önlemler almaları konusunda uyarıyor.
Tsunami değil, kesintisiz su kabarması
Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren oşinografi uzmanı Dillon Amaya, söz konusu dalga hareketinin bir tsunami ile karıştırılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Kıyıya çarparak kırılan klasik dalgaların aksine, bu enerji kütlesi yaklaşık 30 kilometre genişliğinde kesintisiz bir su kabarması şeklinde ilerliyor. Meksika açıklarından kuzeye doğru saatte yaklaşık 10 kilometre hızla hareket eden bu devasa kütlenin, El Nino döngüsünün doğrudan bir sonucu olduğu belirtiliyor. Alaska'ya kadar tırmanma potansiyeli taşıyan bu su hareketinin, hafta içerisinde San Diego kıyılarına ulaşması bekleniyor.
Sel riski katlanarak artıyor
Bilim insanlarının yaptığı analizler, deniz seviyesindeki her 5 ile 10 santimetrelik yükselmenin, bölgedeki taşkın riskini doğrudan ikiye katladığını ortaya koyuyor. Bu kritik matematiksel gerçek, yaklaşan Kelvin dalgasının fırtına kabarmaları, açık deniz dalgaları ve astronomik yüksek gelgitlerle birleştiğinde ne denli büyük bir tehlike arz edebileceğini gözler önüne seriyor. Su kütlesinin sahip olduğu devasa hacim, kıyı yerleşimlerinde ani su baskınlarının yanı sıra şiddetli erozyon süreçlerini de tetikleyerek bölgenin coğrafi yapısını tehdit ediyor.
Kıyı yerleşimlerinde alarm durumu
Güney California sahil şeridi, aslında son haftalarda etkili olan tropikal fırtınaların yarattığı tahribatın izlerini henüz silebilmiş değil. Özellikle Los Angeles'ın güneyinde yer alan Dana Point ve Laguna Beach gibi bölgelerde, deniz taşkınları ve erozyon nedeniyle çok sayıda konut oturulamaz hale gelirken, en az bir yapının tamamen çökmesi bölgedeki kırılganlığı kanıtlar nitelikte. Isınan deniz suyunun genleşmesiyle taban su seviyesinin zaten yüksek seyrettiği bu hassas dönemde, yaklaşan Kelvin dalgası sahil bandındaki tüm yapıları yeni ve daha büyük bir yıkım riskiyle karşı karşıya bırakıyor.