Küba’da hayat durma noktasında: 10 milyon kişi karanlığa mahkûm edildi
Enerji altyapısının tamamen çökmesiyle büyük bir insani krizle karşı karşıya kalan Küba’da halk, temel ihtiyaçlara erişemez hale gelirken, yönetici elitlerin şatafatlı yaşamı toplumsal öfkeyi körüklüyor.
Ada ülkesi Küba, bu ay içerisinde üçüncü kez yaşanan devasa elektrik kesintisiyle sarsıldı. Yaklaşık 10 milyon vatandaşı etkileyen bu durum, ülkedeki kronikleşmiş ekonomik çöküşü ve altyapı yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Elektriğin günlerce gelmediği bölgelerde yaşam, modern dünyanın standartlarından tamamen uzaklaşmış durumda.
Temel ihtiyaçlar imkansız hale geldi
Havana sokaklarında elektrik kesintileri artık 30 saati aşan sürelerle ölçülüyor. Enerji akışının çok kısa süreliğine sağlandığı anlarda bile vatandaşlar, yemek pişirme veya elektronik cihazlarını şarj etme gibi temel işlerini yetiştirebilmek için adeta bir yarışa giriyor. Hükümetin bilgilendirme kanalları ise kesintilerin süresini manipüle ettiği gerekçesiyle halkın güvenini yitirmiş durumda. Gıda krizini aşmak için hükümetin önerdiği "kendi bahçeni ek" çağrısı ise halkın yaşadığı çaresizliğin bir özeti olarak görülüyor.
Sessiz protestolar yükseliyor
Siyasi baskıların yoğun olduğu ve organize muhalefetin "vatana ihanet" olarak nitelendirildiği ülkede, halk tepkisini farklı yollarla dile getiriyor. Sokaklara çıkamayan vatandaşlar, gecenin karanlığında tencere ve tavalara vurarak yönetime karşı sessiz bir protesto gerçekleştiriyor.
Elitlerin lüksü halkı öfkelendiriyor
ABD yaptırımlarının sadece yönetimi değil, doğrudan halkı vurduğu gerçeği, ülkedeki gelir adaletsizliğiyle daha da belirginleşiyor. Trump yönetimi yaptırımların üst düzey yetkilileri hedeflediğini iddia etse de, Küba'nın yönetim kademesindeki isimlerin yaşam tarzı bu iddiayı çürütüyor.
Eski lider Raul Castro’nun torunu ve güvenlik şefi Raul Guillermo Rodriguez Castro’nun basına yansıyan lüks yaşamı, altın takıları ve marka tutkusu, maaşları eriyen ve bir öğün yemek için bile zorlanan halkın sabrını taşıran nokta oldu. Resmi bir görevi olmamasına rağmen devletin en üst düzey müzakerelerinde yer alan Rodriguez Castro’nun, halkın yoksulluğuna dair yaptığı "ayrıcalık" açıklamaları, devlet çalışanları arasında büyük bir infiale neden oldu.