İngiltere'de ABD ordusu tarafından kullanılan RAF Fairford Üssü'ne yönelik terör saldırısı planladıkları iddiasıyla gözaltına alınan şahısların serbest bırakılması, Londra ve Tahran hattında yeni bir diplomatik krizi tetikledi. Olayın ardından İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın, söz konusu şüphelilerin arkasında İran'ın olduğuna dair güçlü emareler bulunduğunu öne sürmesi, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin sert yanıtına neden oldu.
İddialara karşı net ret
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İngiliz hükümetinin ortaya attığı suçlamaların hiçbir temeli olmadığını vurguladı. Arakçi, Başbakan Burnham'ın İran'ın olayda rol oynadığına dair inancını teyit etme çabasına karşı, Tahran'ın bakış açısını net bir şekilde ortaya koydu. İngiltere'nin terör şüphesiyle gözaltına aldığı kişileri serbest bırakmasının, aslında kendi iç süreçlerindeki tutarsızlığı gösterdiğini savunan Arakçi, bu durumun her şeyi fazlasıyla anlattığını ifade etti.
Diplomatik gerilim tırmanıyor
İranlı bakan, İngiltere Başbakanı'na hitaben yaptığı açıklamada, Londra'nın yanlış bir hedefi suçladığını belirterek, Yanlış kapıyı çalıyorsunuz ifadelerini kullandı. Arakçi, yabancı devletler adına çalıştığı iddia edilen kişilerin serbest bırakılmasının, İngiltere'nin kendi güvenlik politikalarıyla çeliştiğini ima etti. Tahran yönetimi, bu tür suçlamaların uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu savunurken, İngiltere tarafının elindeki kanıtları sunmak yerine İran'ı hedef göstermesini kabul edilemez buluyor.
Sözde teröristler tartışması
RAF Fairford Üssü çevresinde yaşanan olayların perde arkası henüz tam olarak aydınlatılamazken, İngiltere'nin İran'ı doğrudan suçlaması iki ülke arasındaki ilişkileri daha da gergin bir noktaya taşıdı. İran tarafı, sözde terörist olarak nitelendirilen kişilerin serbest kalmasının ardından İngiltere'nin sorumluluğu üzerinden atmak için Tahran'ı günah keçisi ilan ettiğini öne sürüyor. Diplomatik çevreler, bu karşılıklı açıklamaların önümüzdeki günlerde daha geniş kapsamlı bir siyasi tartışmaya dönüşebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.