Colorado eyaletinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'ın nükleer silah elde etme hedefinin Washington tarafından asla kabul edilmeyeceğini bir kez daha yineledi. Hegseth, bu durumun ABD'nin temel ulusal çıkarlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, Tahran yönetiminin bölgedeki stratejik hamlelerine karşı oldukça sert bir duruş sergiledi. Bakan, özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında İran'ın sergilediği tutumu eleştirerek, bölgedeki kontrolün ABD'nin elinde olduğunu açıkça ifade etti.
Stratejik kontrol ve askeri kararlılık
ABD'nin askeri operasyonlarının takvimine ilişkin belirsizlikler sürerken, Hegseth nihai kararın Başkan Donald Trump'a ait olduğunu hatırlattı. İran'ın nükleer silahlanma konusundaki ısrarının ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunan Bakan, askeri seçeneklerin masada olduğunu ve gerekirse bu yola başvurmaktan çekinmeyeceklerini vurguladı. Hegseth, İran'ın nükleer programını durdurması için diplomatik kanalların sonuna kadar zorlandığını ancak Tahran'ın bu fırsatları değerlendirmemesi durumunda Washington'ın çok daha yıkıcı yöntemlere başvurabileceğini belirtti.
Diplomasiden askeri müdahaleye giden yol
Bakan Hegseth, İran'ın elindeki kozların tükendiğini ve nükleer emellerinden vazgeçmeleri için kritik bir eşikte olduklarını ifade etti. ABD'nin askeri gücünün yıkıcı etkisini daha önce gösterdiklerini hatırlatan Hegseth, ablukaların ve askeri baskının istenilen seviyeye kadar artırılabileceğinin altını çizdi. İran yönetiminin bu uyarıları ciddiye almaması durumunda, nükleer silahlanmanın engellenmesi için her türlü kararın alınacağını ve uygulanacağını belirten Bakan, sürecin zor yoldan ilerlemesinin tamamen Tahran'ın tercihi olacağını sözlerine ekledi.
Bölgesel dengelerde yeni dönem
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki oyun kurucu olma çabalarını reddeden Hegseth, bölgedeki hakimiyetin ABD'nin stratejik çıkarları doğrultusunda korunduğunu belirtti. Washington'ın nükleer silahlanmaya karşı sıfır tolerans politikası, bölgedeki gerilimi tırmandırırken, ABD'nin askeri varlığını ve operasyonel kapasitesini bir baskı unsuru olarak kullanmaya devam edeceği anlaşılıyor. Hegseth'in açıklamaları, İran'ın nükleer programına karşı ABD'nin geri adım atmayacağını ve bölgedeki askeri dengeleri kendi lehine korumakta kararlı olduğunu gösteriyor.