ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins tarafından dile getirilen ve Amerikan ordusunun operasyonlarında sivilleri asla hedef almadığını savunan açıklamalar, İran cephesinde sert bir karşılık buldu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı açıklamada, bu iddianın sahadaki acı gerçeklerle taban tabana zıt olduğunu belirtti. Bekayi, özellikle düğün gibi sivil etkinliklerin hedef alındığı geçmiş operasyonları hatırlatarak, Washington'ın bu söylemini propaganda olarak nitelendirdi.
Geçmişin kanlı düğünleri
Bekayi, ABD ordusunun sivil hassasiyeti olduğu yönündeki söylemlerini çürütmek için tarihe atıfta bulundu. Sözcü, 2002 yılında Afganistan'ın Kakarak bölgesinde, 2004 yılında Irak'ın Mukaradeeb kentinde ve 2008 yılında yine Afganistan'ın Deh Bala ile Wech Baghtu bölgelerinde düğün merasimlerini hedef alan saldırıları tek tek sıraladı. Bu olayların, sivil kayıpların operasyonların bir parçası olduğunu kanıtladığını savunan Bekayi, Hawkins'in açıklamalarının inandırıcılıktan uzak olduğunu ifade etti.
Propaganda ve gerçeklik çatışması
İranlı sözcü, eleştirisini popüler kültür üzerinden de güçlendirdi. Ödüllü Amerikan dizisi Homeland'de dahi ABD güçlerinin Pakistan'da bir düğünü vurduğu sahnelerin yer aldığını belirten Bekayi, kurgu eserlerin bile gerçeklerin ağırlığını yansıtmaktan geri durmadığını savundu. Bekayi, Gerçek o kadar korkunç ki, Amerikan propagandası bile bugün Hawkins'in yaptığı iddiaya hiç cesaret edemedi. Bu bir sinema filmi ya da kurgusal bir hikaye değil. Siviller gerçek, kurbanlar ise maalesef gerçek diyerek tepkisini dile getirdi.
Sivil kayıplar tartışması sürüyor
Son dönemde gerçekleşen saldırılarda düğün merasimindeki sivillerin hayatını kaybetmesi, uluslararası kamuoyunda sivil koruma protokollerinin işleyişine dair soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı. İran Dışişleri Bakanlığı'nın bu çıkışı, ABD'nin askeri operasyonlarındaki sivil kayıp iddialarına karşı takındığı tavrın, bölge ülkeleri tarafından yakından takip edildiğini ve sert bir dille sorgulandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bekayi'nin açıklamaları, sivil ölümlerin sadece bir istatistik değil, insani bir trajedi olduğu vurgusuyla dikkat çekti.