Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, İspanya basınına verdiği demeçte, Rusya'nın önümüzdeki dönemde izleyeceği stratejiye dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Zelenskiy, 3 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek ABD Kongre ara seçimlerinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için stratejik bir dönüm noktası olarak görüldüğünü belirtti. Ukrayna liderine göre, Moskova yönetimi bu seçim sürecini, Batı dünyasına karşı elini güçlendirmek ve kendi kararlılığını kanıtlamak için bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Seçim takvimi ve artan askeri baskı
Zelenskiy, Putin'in Batı yaptırımlarından çekinmediğini göstermek ve Ukrayna'yı derin bir kaosa sürüklemek amacıyla saldırılarını daha da yoğunlaştıracağını vurguladı. Ukrayna Devlet Başkanı, özellikle ABD'li müzakerecilerle yaptığı görüşmelerde, seçim sürecine yaklaşıldıkça sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların şiddetleneceği konusunda ciddi uyarılarda bulunduğunu dile getirdi. Zelenskiy, Putin'in bu hamlelerle hem Avrupalılara korkmadığını göstermeyi hem de tüm Amerika Birleşik Devletleri'ne doğrudan bir mesaj vermeyi hedeflediğini ifade etti.
Kiev üzerinde kurulan psikolojik baskı
Rus güçlerinin mevcut saldırı stratejisine de değinen Zelenskiy, ülkesinin her gün yüzlerce insansız hava aracı (İHA) ile hedef alındığını ve bu saldırıların günün her saatinde aralıksız devam ettiğini belirtti. Rusya'nın temel amacının Ukrayna halkı üzerinde psikolojik bir baskı oluşturmak olduğunu söyleyen Zelenskiy, özellikle başkent Kiev'de yaşayan vatandaşların şehri terk etmeye zorlanarak bir göç dalgası yaratılmak istendiğini kaydetti. Bu durumun, ülkenin savunma direncini kırmak için kurgulanmış bir kaos planı olduğu ifade ediliyor.
Batı'ya verilen stratejik mesaj
Zelenskiy'nin açıklamaları, Rusya'nın askeri operasyonlarını sadece bir toprak kazanımı olarak değil, aynı zamanda küresel siyasi dengeleri etkileyecek bir araç olarak kullandığını ortaya koyuyor. Putin'in, ABD iç siyasetindeki hareketliliği kendi lehine bir manevra alanı olarak gördüğü ve bu süreçte saldırı dozajını artırarak Batı'nın Ukrayna'ya olan desteğini zayıflatmayı amaçladığı değerlendiriliyor. Ukrayna yönetimi, bu kritik dönemde uluslararası toplumun desteğinin hayati önem taşıdığını her fırsatta yinelemeye devam ediyor.