Düzce'nin bereketli topraklarında yetişen ve coğrafi işaret tesciliyle kalitesini kanıtlayan kuzu kestanesi, yeni sezonun ilk ürünleriyle birlikte pazaryerlerini hareketlendirdi. Hamidiye Mahallesi'nde kurulan Kapalı Pazaryeri, çarşamba ve pazar günleri Türkiye'nin dört bir yanından gelen tüccarları ve lezzet tutkunlarını ağırlamaya başladı. İnce kabuk yapısı ve kendine has aromasıyla bilinen bu özel ürün, hem kestane kebapçılarının hem de ev tüketicilerinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Bu yıl mevsim yağışlarının oldukça verimli geçmesi, üreticilerin yüzünü güldürürken rekoltede de ciddi bir artış beklentisini beraberinde getirdi. Kestanenin kalibresine ve büyüklüğüne göre belirlenen satış fiyatları ise kilogram başına 200 ile 300 lira arasında değişkenlik gösteriyor.
Bereketli bir sezon beklentisi
Kestane sezonunun başlangıcını değerlendiren esnaf Nurettin Durdu, bu yılki ürünlerin hem miktar hem de kalite açısından oldukça tatmin edici olduğunu vurguladı. Düzce kestanesinin damaklarda bıraktığı eşsiz lezzetin ve kabuğundan kolayca ayrılabilme özelliğinin onu diğer bölgelerde yetişen ürünlerden ayırdığını belirten Durdu, 81 ilden gelen alıcıların bu kaliteyi bildiğini ifade etti. Düzce'nin sadece kestanesiyle değil, balı ve kabağı gibi diğer tarımsal ürünleriyle de mükemmel bir çeşitliliğe sahip olduğunu hatırlatan Durdu, sezonun ilerleyen günlerinde ürün bolluğunun daha da artacağını öngördüklerini dile getirdi. Mevsimin yağışlı geçmesinin ağaçlardaki verimi doğrudan olumlu etkilediğini belirten esnaf, tüketicileri bu şifalı ve lezzetli ürünü tatmaya davet etti.
Çiğ tüketimde bile eşsiz aroma
Kuzu kestanesinin en belirgin özelliklerinden birinin, pişirilmesine gerek kalmadan çiğ olarak tüketildiğinde dahi sunduğu yüksek lezzet olduğunu belirten üreticiler, ürünün ince kabuklu yapısının büyük bir avantaj sağladığını belirtiyor. Bayram Yıldırım isimli bir diğer satıcı ise Düzce'nin kestane kültüründeki öncü rolüne dikkat çekerek, bölgenin coğrafi yapısının bu ürüne özel bir aroma kazandırdığını ifade etti. Yıldırım, Türkiye'nin farklı noktalarından gelen kestanelerin dahi Düzce üzerinden dağıtımının yapıldığını, bölgenin kestane konusunda bir merkez haline geldiğini vurguladı. Pişirildiğinde daha da tatlı bir kıvama ulaşan ve lokum gibi açılan bu kestaneler, hem şifa kaynağı olarak görülüyor hem de geleneksel lezzetlerin başında geliyor.
Türkiye'nin kestane merkezi Düzce
Bölgedeki üreticiler ve esnaflar, Düzce'nin coğrafi işaretli kuzu kestanesinin sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bir marka değeri taşıdığı konusunda hemfikir. Kastamonu'dan Sinop'a kadar geniş bir coğrafyada yetişen kestanelerin dahi Düzce'nin sunduğu kalite standartlarıyla kıyaslandığında, bölgenin kendine has ikliminin ürüne kattığı farkın belirginleştiği ifade ediliyor. Pazaryerlerinde yaşanan bu hareketlilik, hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de bölgenin tarımsal potansiyelini gözler önüne seriyor. Önümüzdeki haftalarda hasadın daha da yoğunlaşmasıyla birlikte, Düzce kuzu kestanesinin tezgahlardaki bolluğunun artması ve tüketicilerin bu lezzete daha kolay ulaşması bekleniyor.