Düzce'nin Hamidiye Mahallesi'nde kurulan ve bölgenin en hareketli noktalarından biri haline gelen kestane pazarı, son günlerde oldukça hararetli anlara sahne oluyor. Köylerden ve ormanlık alanlardan toplanarak pazara getirilen coğrafi işaretli Düzce Kuzu Kestanesi, hem yerel üreticinin hem de şehir dışından gelen tüccarların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerden gelen alıcılar, bu özel ürünün lezzetini ve aromasını kaçırmamak için kıyasıya bir rekabete giriyor. Pazarlıkların sertliği, dışarıdan izleyenlerde sanki bir kavga yaşanıyormuş hissi uyandırsa da, aslında bu durum bölgeye has geleneksel bir ticaret usulü olarak kabul ediliyor.
Lezzetin sırrı ince kabukta saklı
Düzce kuzu kestanesinin diğer bölgelerde yetişen çeşitlere göre çok daha fazla tercih edilmesinin temelinde, kendine has keskin aroması ve pişme kolaylığı yatıyor. Kestane ticaretiyle uğraşan İsmet Kaya, ürünün kalitesini vurgulayarak, Bursa veya Aydın gibi bölgelerden gelen kestanelerin pişme süresinin yarım saati bulabildiğini, ancak Düzce kestanesinin ince kabuklu yapısı sayesinde sadece 10 dakika içerisinde tüketime hazır hale geldiğini belirtiyor. Kabuğunun kolayca soyulması ve zarının zahmetsizce ayrılması, hem tüketiciler hem de satıcılar için büyük bir avantaj sağlıyor.
Ekonomiye milyonluk katkı sağlıyor
Pazarda yaşanan bu yoğun hareketlilik, sadece üreticinin değil, tüm Düzce ekonomisinin yüzünü güldürüyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen tüccarların pazara bıraktığı nakit para, bölge için ciddi bir gelir kaynağı oluşturuyor. İsmet Kaya, bu pazarın kendileri için bir ekmek teknesi olduğunu ifade ederek, her hafta milyonlarca liranın Düzce'ye giriş yaptığını ve bu durumun şehir ekonomisine büyük bir canlılık kattığını dile getiriyor. Hem eğlenceli hem de bereketli geçen bu ticaret süreci, Düzce'nin tarımsal potansiyelini de gözler önüne seriyor.
Geleneksel pazarlık usulü devam ediyor
Alıcılar ve satıcılar, kendi belirledikleri fiyat noktalarında buluşabilmek için oldukça yüksek sesle ve iddialı bir şekilde pazarlık yapmayı sürdürüyor. Bu durum, bölge halkı için alışılagelmiş bir ticaret adeti olsa da, dışarıdan gelenler için oldukça şaşırtıcı bir deneyim sunuyor. Ancak günün sonunda herkesin memnun ayrıldığı bu pazarlıklar, Düzce'nin ticari kültürünün bir parçası olarak varlığını korumaya devam ediyor. Üreticiler, Allah'ın verdiği berekete şükrederek, her yıl olduğu gibi bu sezon da ürünlerini Türkiye'nin dört bir yanına ulaştırmanın gururunu yaşıyor.