Düzce'nin İhsaniye köyünde uzun yıllardır çiftçilikle uğraşan Remzi Yalçın, yörenin bereketli topraklarında yetişen kabağın, sadece Türkiye sınırları içerisinde değil, Avrupa'nın pek çok ülkesinde de aranan bir lezzet haline geldiğini belirtti. Yalçın, ürünün kalitesine olan güvenin o kadar yüksek olduğunu ifade ediyor ki, sürücülerin sırf bu kabağı satın alabilmek için ana yoldan sapıp köye kadar geldiklerini dile getiriyor. Düzce kabağının sahip olduğu bu özel ün, bölge ekonomisi için de önemli bir değer oluşturuyor.
Avrupa sofralarında Düzce imzası
Düzce'nin yüksek nem oranına sahip ikliminde yetişmesine rağmen, şaşırtıcı bir dayanıklılık gösteren bu kabaklar, sadece yerel pazarlarda değil, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelere de ulaşıyor. Gurbetçi vatandaşların memleket ziyaretleri sırasında bagajlarını doldurarak yanlarında götürdüğü bu ürün, yurt dışındaki Türk mutfaklarının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda. Yalçın, kara kabak olarak bilinen ve tamamen yerli tohumlarla üretilen bu çeşidin, aromasıyla diğerlerinden ayrıldığını ve bu yüzden yoğun talep gördüğünü vurguluyor.
İstanbul pazarında taklit ediliyor
Düzce kabağının kazandığı bu büyük şöhret, beraberinde bazı ticari rekabetleri de getiriyor. İstanbul'daki bazı esnafların, kendi sattıkları farklı kabak türlerini daha hızlı elden çıkarabilmek için üzerlerine Düzce kabağı etiketi yapıştırdıklarını belirten Yalçın, bu durumun ürünün ne kadar kıymetli olduğunun bir kanıtı olduğunu ifade ediyor. Gerçek Düzce kabağını tanıyan tüketicilerin, ürünün dokusundan ve lezzetinden orijinal olup olmadığını kolayca ayırt edebildiğini söyleyen üreticiler, markanın korunması gerektiğine dikkat çekiyor.
Mart ayına kadar tazeliğini koruyor
Kış aylarının en sevilen lezzetlerinden biri olan Düzce kabağı, doğru saklama koşulları sağlandığında Mart ayına kadar tazeliğini koruyabiliyor. Ayazdan korunduğu sürece uzun süre dayanabilen bu ürün, özellikle kestane kabağı çeşidiyle sofralarda yerini alıyor. Yalçın, bölgede yetiştirilen muskat kabağının ise reçelden marmelata, çorbadan böreğe kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirtiyor. Ata tohumlarından elde edilen bu zengin çeşitlilik, Düzce'nin tarımsal mirasını gelecek nesillere taşımaya devam ediyor.