Türkiye'nin çeltik ihtiyacının yaklaşık yüzde 43'ünü karşılayan Edirne topraklarında, üreticinin beyaz altın olarak nitelendirdiği çeltik için hasat dönemi büyük bir umutla başladı. Son iki yıl boyunca Tunca ve Meriç nehirlerindeki su seviyelerinin kritik düzeylere düşmesiyle kuraklığın pençesinde kıvranan çiftçiler, bu sezon yağışların yüz güldürmesiyle rahat bir nefes aldı. Geçtiğimiz yıllarda dönüşümlü sulama sistemine mahkum kalan üreticiler, bu yıl su sorunu yaşamadan ürünlerini hasat etmenin sevincini yaşıyor.

Kuraklıktan berekete uzanan süreç
Bölgedeki ekim alanları, su kaynaklarının verimli kullanımı sayesinde geçtiğimiz yıllardaki 430 bin dekar seviyelerinden 500 bin dekar bandına yükseldi. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, sezonun başından sonuna kadar ürün gelişiminin oldukça sağlıklı ilerlediğini belirterek, su taşkınlarına rağmen çiftçinin zamanında ekim yapabildiğini ifade etti. Özellikle provize çeşidindeki otla mücadele kolaylığı ve nehir debilerinin yüksekliği, üreticinin üzerindeki baskıyı hafifletti. Hasat edilen tarlalardan gelen ilk veriler, 800 ile 850 kilogram arasında değişen, hatta bazı özel çeşitlerde bir tona yaklaşan verimlerin bölge ortalaması için oldukça tatmin edici olduğunu gösteriyor.

Randıman düşüklüğü ve pazar kaygısı
Hasat edilen ürünlerdeki yüksek verime rağmen, üreticinin keyfini kaçıran bazı teknik ve ekonomik sorunlar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Geçmiş yıllarda 60 randıman üzerinden fiyatlanan çeltikte, bu yıl 50-53 randıman aralığında sonuçlar alınması çiftçiyi endişelendiriyor. Randıman düşüklüğünün doğrudan fiyatlara yansıması, üreticinin elindeki ürünü pazarlarken zorlanmasına neden oluyor. Geçen yıl 40-42 lira bandında alıcı bulan baldo çeltik, bu yıl 35-36 lira seviyelerinde alıcı bulmakta zorlanıyor. Üretim maliyetlerinin geçen yıla oranla yüzde 30'un üzerinde artış gösterdiği bir ortamda, mevcut piyasa fiyatları çiftçinin emeğini karşılamaktan uzak kalıyor.

TMO'dan acil müdahale beklentisi
Edirne Merkez ilçeye bağlı Üyüklütatar köyünde çiftçilik yapan Özcan Çetin, verimlerin 750-800 kilogram civarında seyretmesinin sevindirici olduğunu ancak fiyat belirsizliğinin üretimi sürdürülebilir olmaktan çıkardığını vurguladı. Fabrikaların alım konusunda nazlanması, çiftçiyi Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) atacağı adımlara yöneltti. Ziraat Odası Başkanı Arabacı, TMO'nun piyasaya geç müdahale etmesinin üreticiyi zarara uğrattığını belirterek, acil bir fiyat açıklaması beklediklerini dile getirdi. Çiftçinin beklentisi, maliyet artışlarını karşılayacak ve en azından 48-50 lira bandında bir fiyatın belirlenmesi yönünde. Hem üreticinin hem de tüketicinin korunduğu bir denge arayışı, Edirne ovasında hasat heyecanının gölgesinde devam ediyor.




