Edirne sınırları içerisinde yer alan ve Avrupa'ya açılan önemli kapılardan biri olan Hamzabeyli Sınır Kapısı, günlerdir süren devasa bir tır kuyruğuna ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin dört bir yanından yükledikleri ihracat ürünlerini Avrupa ülkelerine ulaştırmak üzere yola çıkan sürücüler, sınır kapısına ulaşabilmek için yaklaşık 37 kilometrelik bir mesafede beklemek zorunda kalıyor. Bu durum, sadece lojistik sektörünü değil, aynı zamanda direksiyon başında yaşam mücadelesi veren şoförlerin temel insani haklarını da doğrudan etkiliyor. Günlerdir süren bu bekleyiş, sürücülerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak tükenmesine neden olurken, yetkililerden gelen çözüm beklentisi her geçen saat daha da artıyor.
İnsani ihtiyaçlar karşılanamıyor
Sürücülerin yaşadığı mağduriyet, sadece zaman kaybıyla sınırlı kalmıyor. Tuvalet, duş ve yemek gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıdan yoksun olan şoförler, yol kenarlarında zorlu şartlar altında dinlenmeye çalışıyor. Ankara'dan aldığı yükü Polonya'ya ulaştırmak için yola çıkan Ahmet Şahin, yaşadıkları durumu perişanlık olarak nitelendiriyor. Şahin, herkesin ailesinin rızkı için bu zorlu mesleği icra ettiğini vurgulayarak, 37 kilometrelik mesafeyi katetmenin iki gün sürdüğünü ve bu süreçte hiçbir sosyal imkana erişemediklerini dile getiriyor. Sürücüler, özellikle vize sorunlarının ve sınır kapılarındaki yoğunluğun yarattığı bu çıkmazın, randevu sistemi gibi modern çözümlerle aşılması gerektiğini savunuyor.
Zamanla yarışan şoförlerin isyanı
İstanbul'dan Almanya'ya gitmek üzere yola çıkan Ayhan Akça ise üç gündür kuyrukta beklediğini belirterek, yüklerini zamanında teslim edememenin yarattığı baskıyı anlatıyor. Patronlarının sürekli aradığını ancak elinden bir şey gelmediğini ifade eden Akça, ticaretin aksamasının ülke ekonomisine de zarar verdiğini belirtiyor. Benzer şekilde, iki gündür kuyrukta bekleyen Bedir Köse, takograf sürelerinin dolmak üzere olduğunu ve önlerinde hala katetmeleri gereken uzun bir mesafe bulunduğunu aktarıyor. Köse, yaşadıkları durumu şu sözlerle özetliyor: Burası dünyanın arazisi, herkes geçiyor ama kimse görmüyor. Banyosu, tuvaleti, yemeği olmayan bu ortamda bir de mülteci sıkıntısıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten sürücüler, yetkililerin bu durumu görmezden gelmemesini talep ediyor.
Çözüm için çağrı büyüyor
Lojistik sektörünün bel kemiği olan tır şoförleri, sadece ihracat ve ithalat süreçlerine katkı sağlamak istediklerini, ancak karşılaştıkları bu engellerin çalışma şevklerini kırdığını ifade ediyor. Ticaret Bakanlığı ve Edirne Valiliği başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara seslenen sürücüler, sınır kapılarındaki bu kronikleşmiş sorunun artık kalıcı bir şekilde çözüme kavuşturulmasını bekliyor. Vize çilesinin yanı sıra sınır kapılarındaki operasyonel yavaşlık, sürücülerin günlerini yollarda ve kuyruklarda geçirmesine neden oluyor. İhracatın aksamaması ve şoförlerin daha insani koşullarda çalışabilmesi için acil bir düzenleme yapılması gerektiği, sektör temsilcileri tarafından da sıkça dile getiriliyor.